Sırbistan'da Kreni-Promeni Hareketi lideri Sava Manojlović, hükümetin yargı sistemindeki değişikliklerini ve anayasa değişikliği girişimleriyle yargının bağımsızlığını tehlikeye attığını vurguladı. Manojlović, yasal düzenlemelerin bakanları koruma amacı taşıdığını ve bunun bir "devlet darbesi" olduğunu belirtti.

Manojlović, hükümetin yasal düzenlemeleri bazı bakanları cezai sorumluluktan kurtarmak için değiştirdiğini belirterek, bunun "çürümüş bir sistem" göstergesi olduğunu aktardı. İktidarı "siyasi bir örgüt değil, suç çetesi" olarak tanımlayan Manojlović, yasa teklifi sahibi Uglješa Mrdić'in, düzenlemelerin Sırbistan Sosyalist Partisi (SNS) üyesi bakanların tutuklanma tehdidi altında olduğu için başlatıldığı itirafını "zekasızca bir darbe itirafı" olarak değerlendirdiğini kaydetti. Bağımsız bir yargının ancak mevcut iktidarın değişmesiyle mümkün olacağını vurgulayan Manojlović, hukuk kurallarına uyan herkesin korkmasına gerek olmadığını, ihlal edenlerin ise bir beklentisi olmaması gerektiğini aktardı.

Vojislav Šešelj'in bir sonraki cumhurbaşkanının seçimle değil parlamentoda seçilmesi yönündeki anayasa değişikliği önerisi hakkında da açıklamalarda bulunan Manojlović, iktidarın oyun kurallarını maç devam ederken değiştirmesinin, maçı kaybettiğini bildiği anlamına geldiğini bildirdi. Cumhurbaşkanının parlamentoda seçilmesi için referandum gerektiğini hatırlatan Manojlović, mevcut iktidarın bu referandumu kazanma kapasitesine sahip olmadığını belirtti. Aleksandar Vučić'in bu hamleyle halktan kaçmaya çalıştığını ve parlamentonun arkasına saklandığını aktardı. Manojlović, bu fikrin iki ana nedeni olduğunu; birincisi SNS'in başkanlık seçimlerini kazanacak güvenilir bir adayının olmaması, ikincisi ise Sırbistan'da rejimlerin genellikle başkanlık seçimleriyle değişmesi olduğunu kaydetti.

Kosova'daki Sırp sağlık ve eğitim sistemlerinin Priştine sistemiyle entegrasyonu ihtimali üzerine Sırbistan hükümetinin sessizliğini de değerlendiren Manojlović, "Vučić'in savunduğu halkın, Siniša Mali tarafından beslendiği halkın vay haline" ifadesini kullandı. Radikallerin Sırpları "savunduğu" yerlerde Sırpların kalmadığını kaydeden Manojlović, Banjska olayının Vučić ile Kosova Başbakanı Albin Kurti arasında anlaşıldığını ve ikilinin Ohri Anlaşması'nı uygulamaya koyduğunu belirtti. Bunun Kosova ve Metohiya'daki son Sırbistan kurumlarının da ortadan kaldırılması anlamına geldiğini, insanların hayatlarının yabancılarla pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı. Informer ve Pink kanallarındaki savaş çığırtkanlığı ile uluslararası aktörler karşısındaki boyun eğici uzlaşmacılığın tehlikeli ve samimiyetsiz bir politika olduğunu aktardı.

Kamu kurumlarında çalışan Obrenovac vatandaşlarının protestolara katılım nedeniyle baskı gördüğüne dikkat çeken Manojlović, Kreni-Promeni'nin Belgrad seçimlerinde yüzde 18'lik oy oranıyla en iyi muhalefet sonucunu aldığı Obrenovac'ta aktivistlerinin ve diğer muhaliflerin sistematik baskılara maruz kaldığını bildirdi. Manojlović, insanların sadece siyasi olarak aktif oldukları için şantaj yapıldığını, düşük pozisyonlara sürüldüğünü ve zulüm gördüğünü belirterek, bu durumun rejiminin vatandaşlardan korktuğunu gösterdiğini kaydetti. Hangi partiye veya harekete ait olursa olsun, zulüm gören her vatandaşa, öğrenciye ve aktiviste destek olacaklarını vurguladı.

Sırbistan Kültür Bakanı Nikola Selaković'in "Genelkurmay" davasının siyasi olarak kurgulandığı ve suç teşkil etmediği yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Manojlović, Kreni-Promeni Hareketi olarak 2025 Mayıs ayında Selaković hakkında "Genelkurmay" davası nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını hatırlattı. Bu yozlaşmış işin arkasında ana operasyonel isim olarak Siniša Mali'nin, siyasi patron olarak ise Aleksandar Vučić'in bulunduğunu belirten Manojlović, Sırbistan'ın her türlü iktidardaki yolsuzluğun üst düzey isimleri hesap vermeden normal bir devlet olamayacağını aktardı.

Manojlović, birçok Sırbistan kentinde öğrencilerin ve muhalefetin aynı listede yer alma kararı hakkında da açıklamalarda bulundu. Kreni-Promeni Hareketi'nin muhalefet içi ilişkileri yorumlamama tutumunu sürdürdüğünü belirten Manojlović, öğrencilere başından beri net ve çekincesiz destek verdiklerini vurguladı. Manojlović, medya üzerindeki sürekli format, kol ve vekalet tartışmalarının vatandaşların coşkusunu öldürdüğünü kaydetti. Sonsuz kombinasyonlar yerine vatandaşlarla konuşmanın ve somut çözümler sunmanın daha faydalı olduğunu aktardı.