Nisan ayının tahmin edilemez ve değişken bir ay olduğu, doğanın dinamik yüzünü gösterdiği ve birkaç gün içinde soğuk hava akımları, yoğun yağmurlar ve neredeyse yaz sıcaklıklarının yaşanabildiği belirtildi. Sırbistan'da özellikle Paskalya ve sonrası dönemde soğuk havanın etkili olacağı, bunun da bahçe ve tarımsal faaliyetleri ek olarak zorlaştıracağı kaydedildi. Nisan ayının, şubat ve mart aylarında ekilen sebzelerin filizlenerek bahçelerin şekillenmeye başladığı bir dönem olduğu aktarıldı. Bu süreçte, ekim başarısının değerlendirildiği, eksik ekimlerin tamamlandığı ve sonbahar veya erken ilkbaharda ekilen soğan ile diğer tüm kültür bitkilerinin gübrelenmesi ve çapalanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, taze soğan, turp, marul ve ıspanak gibi ürünlerin ilk hasatlarının yapılabileceği de bildirildi. Nisan ayında yağmur ve sıcaklığın yabani otların hızla yayılması için ideal koşullar oluşturduğu belirtildi. Bu gelişim aşamasındaki sebze bitkilerinin, alan, ışık ve besin maddeleri için yabani otlarla mücadele etmekte yeterince güçlü veya yoğun olmadığı ifade edildi. Yabani otların düzenli ve doğru bir şekilde temizlenmemesi halinde, genç bitkileri hızla boğabileceği ve verimi önemli ölçüde azaltabileceği açıklandı. Yabani ot kontrolünde başarının tek bir yönteme değil, çeşitli uygulamaların birleşimine bağlı olduğu vurgulandı. Toprak işleme, çapalama ve yapısının korunması gibi doğru ve zamanında yapılan agroteknik önlemlerin yabani ot mücadelesinin temeli olduğu kaydedildi. Münavebe sisteminin toprağın tükenmesini önleyerek belirli yabani ot ve hastalıkların ortaya çıkışını azalttığı ifade edildi. Doğru ekim aralığı, kaliteli toprak hazırlığı ve zamanında ekim gibi yetiştirilen bitkilerin rekabet gücünü artıran tüm önlemlerin yabani ot sorununu azaltmaya katkı sağladığı belirtildi. Ekolojik üretimde doğal yöntemlere ağırlık verildiği, kimyasal ilaçlar yerine saman, yaprak veya kompost gibi organik malzemelerle toprağın malçlanmasının kullanıldığı açıklandı. Bu yöntemin sadece yabani ot büyümesini engellemekle kalmayıp, aynı zamanda toprakta nemi tuttuğu ve yapısını iyileştirdiği kaydedildi. Güçlü ve iyi gelişmiş fidelerin stresi daha kolay tolere ettiği ve rekabetle daha iyi başa çıktığı için fide yetiştiriciliğine odaklanılmasının tavsiye edildiği de aktarıldı. Biber ve domatesin fide olarak yetiştirilmemesi durumunda, nisan ayının doğrudan toprağa ekim için ideal bir zaman olduğu belirtildi. Bu yöntemin bitkilerin daha güçlü bir kök sistemi geliştirmesini sağladığı, böylece kuraklığa karşı daha iyi direnç gösterdiği ve sulama ihtiyacını azalttığı açıklandı. Ayın başının biber için daha uygun olduğu, domatesin ise sıcaklıkların daha istikrarlı olduğu nisan ayının ikinci yarısında daha sık ekildiği kaydedildi. Korunaklı alanlarda, seralar ve cam evler gibi yerlerde, karpuz, kavun ve salatalık gibi sıcak iklim sebzelerinin erken üretim için ekildiği bildirildi. Ayrıca, orta erkenci hasat verecek lahana türlerinin de bu alanlarda yetiştirildiği belirtildi. Açık alanda ise marul, patates, pırasa ve erkenci lahana çeşitleri ekilirken, fasulye, pancar, kereviz, barbunya ve şeker mısırının doğrudan toprağa ekildiği aktarıldı. Sıcaklık artışlarına rağmen, hassas genç bitkilere zarar verebilecek olası geç ilkbahar donlarına karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Bitkilerin korunmasının kağıt, folyo veya saman ve yaprak gibi doğal malzemelerle üzerlerinin örtülmesiyle yapılabileceği açıklandı.