Sırbistan Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Aleksandra Krstic, Enformasyon Bakanı Boris Bratina’nın “Toplumsal İstikrar Merkezi”nin araştırmacı gazetecilik yaptığı yönündeki açıklamasını eleştirerek, bu durumu “sözde gazetecilik” olarak nitelendirdi ve gazetecilere yönelik saldırılardaki artışın endişe verici olduğunu kaydetti. Krstic, N1 televizyonuna yaptığı açıklamada, Bakan Bratina’nın sözlerinin özellikle kaygı verici olduğunu vurguladı.

Krstic, söz konusu merkezin duyurduğu içeriğin araştırmacı gazetecilik olmadığını, çeşitli tanımlara göre "sözde gazetecilik" olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Bu tür sözde gazeteciliğin temel analizlere ve kamu yararına dayanmadığını, bunun yerine sansasyonelliğe ve doğrulanmamış bilgilere dayandığını ve gazeteciliğin tüm ahlaki ve etik ilkelerini sıkça ihlal ettiğini açıkladı. Krstic, tanım gereği sözde gazeteciliğin genellikle bazı güç merkezleri için çalıştığını da aktardı. Günümüzde yalnızca Sırbistan Bağımsız Gazeteciler Derneği (NUNS)'nin gazetecilere yönelik saldırıları günlük olarak analiz ettiğine işaret eden Krstic, Ocak ayının sadece 15 gününde basın mensuplarına yönelik 38 saldırı kaydedilmesinin özellikle endişe verici olduğunu bildirdi.

Krstic, yılın başında yaşanan tüm olaylar göz önüne alındığında, durumun çok daha kötü ve doğrudan hale gelebileceği konusunda büyük bir endişe olduğunu kaydetti. Bu vakaların, Elektronik Medya Düzenleme Kurumu (REM)'nun gerekliliğini gösterdiğini belirten Krstic, prosedürlere uyulmuş ve birinin güvenliğinin tehlikeye atıldığına dair şikayet yapılmış olsaydı REM'in çok şey yapabileceğini aktardı. REM'in ancak tamamlanmış bir film ve yayınlanmış içerik üzerine tepki gösterebileceğini, önceden ve nasıl göründüğünü bilmedikleri bir şeye göre tepki veremeyeceğini vurgulayan Krstic, Veran Matic ve diğer çok sayıda üniversite profesörü ile siyasi analist hakkında daha önce yapılmış filmlerin nefret söylemi, itibarsızlaştırma veya güvenlik tehdidi olarak yapıldığı durumlarda bir analizin yapılabileceğini ve ancak o zaman önlemlerin alınabileceğini kaydetti. Krstic, REM Konseyi seçim sürecinin ciddi bir çıkmazda olduğunu ve tekrarlanan süreçten hiçbir beklentisi olmadığını aktardı. Bakanın, prosedürün Meclis'te yapılması gerektiği yönündeki açıklamasını anlamadığını, Bakanın daha sonra bunun bağlamından koparıldığını ve özel görüşü olduğunu söylemiş olmasına rağmen bunun yasa dışı olduğunu da vurguladı.