Sırbistan’da hükümetin iktidarına karşı çıkanlara uyguladığı baskı ve cezalandırma mekanizmaları, siyasi mahkumların yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Lojalite ödüllendirirken, eleştirinin ceza aldığı bu ortamda, öğrencilerden, aktivistlerden, yargıçlara, savcılara ve gazetecilere kadar herkes, rejimin ne kadar acımasız olabileceğini deneyimlemekte. Sırp İlerleme Partisi (SNS) yönetimindeki mevcut rejim, susmayı reddedenleri hedef alarak, hukukun ihlali ve adaletsizlikler hakkında sesini yükseltenleri pervasızca cezalandırmakta.

Siyasi rakipler sadece muhalefet liderleriyle sınırlı kalmamakta; iktidarın tehdit olarak algıladığı herkes buna dahil. Sosyal medyada hükümetin kötüye kullanımlarını ortaya çıkaran twit atanlar, eylemlerle sorumluluk talep eden öğrenciler ve adalet mücadelesi veren aktivistler, baskılara maruz kalıyor. Bu süreçte gözaltına alınma, medyada ifşa edilme, tehditler ve hatta fiziksel saldırılar sıradan hale gelmekte.

Baskı ve korkutma mekanizmalarının başında gözaltı uygulamaları yer alıyor. Özellikle sosyal medyada yapılan paylaşımlar, "güvenliği tehdit etmek" ve "şiddeti teşvik etmek" suçlamalarıyla sıkça karşılaşmakta. Bu konudaki en somut örneklerden biri, sosyal medya fenomeni Kristal Met Dejmon'un yaşadıklarıdır. Geçmişte birçok kez gözaltına alınan Dejmon, uzun süre dijital bir hapis hayatı sürmek zorunda kalmıştır.

Son dönemde gözaltına alınan hukukçu Çedomir Stojković, hükümeti sert eleştirileriyle tanınmakta ve geçtiğimiz yıl yaptığı paylaşımlardan dolayı gözaltına alınmıştır. Belgrad’daki Başsavcılık ise onun, anayasal düzeni yıkma planları yapmakla suçlandığını bildirdi, ancak sebeplerinin belli olmaması dikkat çekici.

Özellikle öğrenciler, rejimin özel hedefi haline gelmiş durumda. Sıkça gözaltına alınan ve sorgulanan öğrenciler, sosyal medyadaki faaliyetleri nedeniyle yargılamalara maruz kalıyor. Geçtiğimiz aylarda birçok protesto sonrası, çok sayıda öğrencinin gözaltına alındığı bildirildi.

Daha önce de birkaç kez gözaltına alınan eski Askeri Sendika Başkanı Novica Antić, hükümetin muhalefetle hesaplaşmasının başka bir örneğinin simgesi oldu. Antić, çıkılan protestolarda suçlamaların dayanaksız olduğu halde uzun süre tutuklu kaldı. O, hükümetin yasaları ihlal etme ve ordu içinde yaşanan usulsüzlükleri ortaya koyma çabalarını sürdürdü.

Muhalefet politikacıları da sürekli olarak hedef alınmakta. Kraljevo’dan belediye meclisi üyesi Ivan Matović, büyük bir öğrencilik ve sivil protestosundan önce gözaltına alınarak, rejimi devirmeye teşebbüsten suçlanmaktadır.

Bu baskılar altında, gençler ve aktivistler sivil direnişin sembolü haline geldiler. 10 aylık sürgün hayatı yaşayan Mila Pajić, 15 Mart'taki büyük protestodan önce gözaltına alındı ve birçok kez ev hapsine mahkum edildi.

Son olarak, tarımcılara ve çevre aktivistlerine yönelik baskılarda, Sırbistan Güvenlik ve Bilgi Ajansı'nın (BIA) şüpheli faaliyetlerde bulunduğu tespit edildi. Tarımcıların telefonlarına casus yazılım yükleme bilgileri, devletin baskıcı politikalarının ulaştığı boyutları göstermektedir.

Sırbistan'daki siyasi tutuklular, hükümetin iktidarını koruma çabalarının kurbanları olarak görünürken, toplumdaki eşitsizlikler ve insan hakları ihlalleri, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekecek bir düzeye ulaşmıştır.