Profesör Oliver Tošković, bir televizyon programında yaptığı açıklamada, Sırp İlerleme Partisi'nin (SNS) devlete karşı bir savaş yürüttüğüne inandığını bildirdi. Eski Sırbistan Başbakan Yardımcısı Zorana Mihajlović ise Tošković'in devlet karşıtı çalıştıkları suçlamasına tepki göstererek, halkın kurumlara olan güvenine dair güncel araştırmaların ordu, polis ve kiliseye yüksek güven duyduğunu kaydetti. Tartışma, vatandaşların kurumlara olan güveni ve Sırbistan'daki siyasi partilerin devletle ilişkileri üzerine odaklandı. Profesör Tošković, Senjak'taki bir restoranda işlenen cinayet davası ve eski Belgrad Polis Şefi Veselin Milić'in bu olaya karıştığı iddialarını hatırlatarak vatandaşların kurumlara olan güveninin olmadığını vurguladı. Mihajlović ise bu iddialar karşısında devletin savunmasına geçerek, en yeni araştırmaların vatandaşların orduya, ardından polise ve kiliseye güvendiğini, öğrencilere ise güvenmediğini dile getirdi. Bu durum, kurumların itibarının ve kamuoyundaki algısının tartışmanın merkezinde yer aldığını gösterdi. Tošković, eski Başbakan Yardımcısı'na aslında Sırp İlerleme Partisi'nin devletle savaştığını açıklayarak şöyle aktardı: "Burada çok önemli bir nokta var. Bizi devlete karşı çalışmakla suçlamaları korkunç. Örneğin, yanılıyor olabilirim ama Sırp İlerleme Partisi'nin devletle savaştığına inanıyoruz. Çünkü bakın, Sırp İlerleme Partisi en azından son bir yıldır üniversiteyle, sağlıkla, yargının bir bölümüyle çatışma içinde; polisin bazı bölümleriyle de kısmen çatışma yaşadı, kaç şef görevden alındı. Aslında, devlete ait neredeyse tüm kurumların karşısına tek bir partinin yöneldiğini görüyorsunuz." Tošković, partinin iktidarda olmasının onu devlet yapmadığını, devletin Sırp İlerleme Partisi ile aynı şey olmadığını ve eleştirilerinin tam da bu noktaya yöneldiğini belirtti. Profesör Tošković, Daniel Ziblatt ve Steven Levitsky'nin "Demokrasiler Nasıl Ölür?" adlı kitabına atıfta bulunarak, muhaliflerin gayrimeşru ilan edilmesi, yani muhalefet ve eleştirenlere her türlü hakkın gasp edilmesi maddesine dikkat çekti. Bir eleştiri dile getirildiğinde, birinin işini iyi yapmadığı veya yolsuzluk olduğu söylendiğinde, hemen devlet düşmanı, hain veya terörist olarak etiketlendiğini kaydetti. Ayrıca, mevcut iktidarın Sırbistan'daki kurumları yozlaştırdığını ve yok ettiğini vurguladı. Sorumluluğun ise gücü elinde bulunduranlarda, yani doğal olarak iktidarda olduğunu sözlerine ekledi. Tošković, ODIHR'in tavsiyelerinin kısmen değil, tamamen yerine getirilmesi gerektiğini, sadece kendilerine uyan kısımların değil, tüm tavsiyelerin uygulanması gerektiğini belirtti. Seçimlerin düzenlenmesi ve barış içinde geçmesi gerektiğini, bunun için de polisin görevini yapması gerektiğini aktardı. Çift seçmen listeleri, sahte seçmenler ve Bosna'dan seçmen getirilmesi gibi belgelenmiş ve şahit olunan tüm bu usulsüzlüklerin önlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Zorana Mihajlović ise Oliver Tošković'in sözünü sürekli keserek rejimi ve uygulamalarını savunmaya çalıştı. Daha önce de Mihajlović'in aylardır kamusal açıklamalarında adaleti sokaklarda arayan öğrenci ve vatandaşlara hakaret ettiği hatırlatıldı.