Sırbistan'ın başkenti Belgrad'daki Sanat Üniversitesi Rektörü Mirjana Nikolić, Slavija Meydanı'nda düzenlenen bir toplantıda hükümetin en çok kendi başına düşünen vatandaşlardan korktuğunu belirtti. Nikolić, herkesi yolsuzluklara, kibire ve yasalara saygısızlığa karşı ses yükseltmeye çağırdı. Öğrenci ve vatandaş protestolarının bir buçuk yıldan fazla süredir devam ettiğini kaydeden Mirjana Nikolić, "Her birimizi karakterize eden cesarete hayranlık duyuyorum. Kendilerini her şeyin efendisi sananlar, kendi başlarına düşünenlerden korkuyorlar. Bugün sadece bir profesör olarak değil, yolsuzluğa, kibire ve yasalara saygısızlığa karşı sesini yükseltmek isteyen bir vatandaş olarak konuşuyorum. İktidardakilerin en çok korktuğu şey budur" diye vurguladı. Nikolić, 22 Kasım 2024 tarihinde Novi Sad'daki Tren İstasyonu'nda hayatını kaybedenleri anarken Dram Sanatları Fakültesi (FDU) öğrencilerine ve profesörlerine yapılan saldırıya değindi. Rektör Nikolić, "Bu toplumda insani olan her şey, bilgi ve medeniyet, gençlik, gelecek ve kültür nasıl saldırıya uğradıysa, biz de öyle saldırıya uğradık" diye belirtti. Nikolić, bazı kültürel etkinliklerin öğrenciler olmasaydı yok olacağını hatırlattı. "Öğrenciler Bitef'i düzenlemeseydi, o da yok olacaktı. Şu anda Cannes Film Festivali'nde bizi iki kız öğrenci temsil ediyor. Genelkurmay binası artık kültürel miras değil, bağımsız kültür sahnesi bodruma itildi" diye aktardı. Nikolić, medyanın çoğunlukla iktidarın megafonu olduğunu kaydetti. "Kamu yayıncısı olan RTS'nin haber programları yükümlülüklerini yerine getirmiyor, vatandaşlara hizmet etmiyor. Bağımsız düzenleyici kurumlar ya mevcut değil ya da marjinalleştirilmiş durumda" diye açıkladı. Nikolić, "kitsch'in karşılık bulduğunu, bayağılığın ödüllendirildiğini, ancak iktidarın soru soranlardan korktuğunu" bildirdi. Rektör Mirjana Nikolić, "Bu iktidar, tiyatro oyununun sonunda havaya kalkan öğrenci indeksinden korkuyor, soru soranlardan, adalet ve onur arayanlardan korkuyor. Biz burada haklarımızı ve devletimizi savunan vatanseverleriz. Bu akşam bu yüzden şunu vurguluyoruz: kültür, eğitim ve medya bir sonuç değil, bir mücadele alanıdır. Özgür medya olmadan özgür toplum olmaz. Bu yüzden başımız dik bir şekilde, gelmesi gereken değişiklikleri talep ediyoruz, çünkü öğrenciler kazanır" diye belirtti.