Sırbistan'da Özel Terörle Mücadele Birimi (SAJ) içerisindeki tasfiyelerin devam ettiğini belirten güvenlik uzmanı Petrović, birimin Cumhurbaşkanı'nın sadık muhafız gücüne dönüşeceği yönündeki beklentilerini dile getirdi. Petrović, vatandaşların bu durumdan endişe duymak için geçerli nedenleri olduğunu kaydetti.

Petrović, SAJ'daki gelişmeler hakkında konuşurken, "bekledikleri" şeylerin gerçekleştiğini vurguladı. Eski polis memurlarının da dahil olduğu bir bütünlük ağı kurduklarını hatırlatan Petrović, Komutan Žmirić'in göreve atanmasıyla birlikte SAJ'ın Cumhurbaşkanı'nın sadık bir gücü haline geleceği konusunda uyarıda bulunduklarını belirtti. Petrović, Žmirić'in "SAJ'ı cumhurbaşkanının isteği veya keyfi doğrultusunda hareket etmeye hazır olmayan kişilerden temizlemek" amacıyla atandığını aktardı. Petrović'in açıklamasına göre, SAJ'ın asıl amacı "hedefe yönelik operasyonlar, yüksek riskli tutuklamalar, rehine krizlerinin çözümü ve teröristlerin etkisiz hale getirilmesi" idi. Ancak mevcut iktidarın, kendisini eleştiren veya itiraz eden kişileri "Ustaşa veya terörist" olarak damgaladığını kaydetti. Bu değişikliklerin ilkler olduğunu ifade eden Petrović, kalan 200 kişinin de yerinde kalacağı anlamına gelmediğini, iktidar için "birime tempo ve dinamizm katacak yeni insanlardan kritik bir kitle oluşturmanın önemli" olduğunu kaydetti. Petrović, açık bir isyanın zor olduğunu da vurguladı. Genellikle bu tür birimlerin mensuplarının daha sessiz yollarla isyan ettiğini, daha önce Jandarma mensuplarında toplu rapor alma, izin kullanma gibi durumlar yaşandığını ve vatandaşların beklediği gibi "kalkanlarını indirmelerini" beklemenin gerçekçi olmadığını belirtti.

Petrović, vatandaşların "endişelenmek için haklı nedenleri" olduğunu da sözlerine ekledi. Bu birimden beklenen, doğrudan sokaklarda görevlendirilerek polis tugayı ve Jandarma ile birlikte protesto katılımcılarına müdahale etmesi, iktidarın "iç düşman" olarak nitelendirdiği protesto liderleri ve siyasi muhaliflerin tutuklanmasını gerçekleştirmesidir. Petrović, bunun "otokratik yönetimin konsolidasyonuna yönelik bir girişim" olduğunu değerlendirdiklerini belirtti. Otokrasinin ve diktatörlüğün alametifarikalarının, iktidarın tam bir medya karanlığına dayanması olduğunu, bu durumda baskının "medya karanlığı olmadığı duruma göre çok daha iyi sonuçlar verebileceğini" ifade etti.