Silvana Veselinović, Sırbistan'da terk edilmiş çocukların yaşadığı zorlukları yakından bilen bir anne olarak, 14 yıldan uzun bir süre önce Belgrad'daki Zvečanska Yetimhanesi'nden Down sendromlu Una adında bir kız çocuğunu evlat edindi. Kendi biyolojik çocukları ve dört torunu olmasına rağmen, Veselinović ailesine sınırsız bir sevgi getiren Una'nın hayatını kökten değiştirdiğini ve onları daha da güçlendirdiğini belirtti. Silvana, Una'yı ilk gördüğü anı asla unutamadığını aktardı. Zvečanska'daki çocuklara yılbaşı paketleri götürdüğü bir ziyarette, odanın köşesinde büzülmüş halde duran Una'ya sarılmak ve ilk hediyeyi ona vermek istediğini kaydetti. O zamanlar üç buçuk yaşında olan Una'nın yürüme ve konuşma yeteneğinin olmadığını, fiziksel ve zihinsel durumunun çok kötü olduğunu ve IQ'sunun 5 olduğunu açıklayan Silvana, Una'nın bu yıl 70 IQ ile yetişkinliğe adım attığını ve büyük ilerleme kaydettiğini vurguladı. Down sendromlu bir çocuğu evlat edinmenin kendisi için adeta ilahi bir lütuf olduğunu hisseden Silvana, bu süreçte kocası ve yetişkin çocuklarından tam destek gördüğünü belirtti. Gerontoloji hemşireliği işini bırakarak Una ile doktor doktor, logoped ve psikolog gezdiğini aktardı. Bu süreçte Una'nın lösemiye yakalandığını ancak şans eseri viral bir tür olduğu için iyileştiğini de sözlerine ekledi. Veselinović ailesine ilk geldiğinde travmatik bir dönem geçiren Una'nın sadece çığlık attığını, her şeyden korktuğunu, elektrik süpürgesi, televizyon veya radyo gibi seslerden bile ürktüğünü kaydetti. Kendi başına yürüyemediğini, yetersiz beslendiğini ve saksıdan toprak yediğini anlatan Silvana, Una'nın yemek yeme, çiğneme, yutma gibi temel becerileri bilmediğini ve duygusal olarak tepkisiz olduğunu vurguladı. Silvana, Una ile sıfırdan başladıklarını ve büyük sevgi ve özveriyle her yıl gözle görülür ilerleme kaydettiklerini bildirdi. Birkaç yıl Paris'te yaşadıkları dönemde oradaki doktorların her şeyi yaptığını ancak Una'dan konuşma kelimeleri çıkaramadıklarını, özellikle Fransızca konuşamadığını aktardı. Doktorların, “melek çocuk” olarak adlandırdıkları Down sendromlu çocukların kendi ülkelerinde daha hızlı ilerleyeceğini tavsiye etmesi üzerine Sırbistan'a döndüklerini belirtti. Silvana, “Kocam Paris'te çalışmaya devam etti, biz ikimiz Jagodina'ya döndük. Bugün, yıllarca süren zahmetli çalışmaların ardından Una hem zihinsel hem de fiziksel olarak ilerleme kaydetti. Hayat becerilerini öğrendi, sosyalleşti, iyi bir öğrenci oldu ve Jagodina'daki işitme ve konuşma engelliler okulunda sekizinci sınıfı bitiriyor. Orada entelektüel olarak çok ilerledi ve liseye gidecek,” ifadelerini kullandı. Una'nın yakın zamanda Sırpça, matematik ve biyolojiden yaptığı deneme sınavlarında tüm testleri geçerek okulda en başarılı öğrenci olduğunu bildiren Silvana, Una'nın tek başına okula, markete veya kilo vermesi için yazdırdıkları spor salonuna gidebildiğini kaydetti. Una'nın akıllı saat kullanmayı da öğrendiğini aktardı. Silvana, “Yeni teknolojiler sayesinde onun hareketlerini takip ediyoruz. Una yazmayı, hesap yapmayı biliyor, dikkatini toplayabiliyor. Jagodina-Belgrad yolcu treniyle iki günde bir seyahat ederek dikkatini toplamasını öğrendik,” dedi. Silvana, kendisi olmadığında Una'yı hayata hazırlamak için sürekli Down sendromu hakkında yeni şeyler öğrendiğini aktardı. “Evde yalnız da kalıyor. Her gün bir engeli aşmaya çalışıyoruz. Ben de bir anne olarak ona yardım etmek için kendim üzerinde çalışıyorum. Down sendromu hakkında çeşitli eğitimlere katılıyorum, uzmanlara danışıyorum, öğreniyorum ve onun daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürmesi için yardımcı oluyorum. Yarın, biz ebeveynleri olmadığında onu hayata hazırlıyorum. İçim rahat çünkü biyolojik çocuklarımın bir gün Una'nın bakımını üstleneceğini biliyorum. Onlar da Una'yı çok seviyorlar, torunları da öyle,” diye konuştu. Una'nın biyolojik ebeveynlerinin doğumda onu hemen reddederek kendileri için ölü olduğunu söylediklerini belirten Silvana, Una'nın kendi ailesiyle kutladığı ilk doğum gününde (o zaman dört yaşındaydı) onları Jagodina'ya davet ettiğini ancak gelmek istemediklerini söylediklerini ve bir daha aramadığını aktardı. Silvana, “Onlarla ilgilenmiyorum ve kimseyi yargılamıyorum. Önceliğim benim Una'm. Onlar çevrelerine onun vefat ettiğini söylemişler, bana da bir daha rahatsız etmememi söylediler. Kendi biyolojik oğulları var ve Una ile hiçbir temas istemiyorlar,” dedi. Silvana, bir gün Una'nın öz erkek kardeşiyle temas kurmasının güzel olacağını düşündüğünü vurguladı. “Ama bu bana bağlı değil. Sadece bir ağabey ve kız kardeşin temas halinde olmasının doğru olduğunu düşünüyorum, ben şu an yasal olarak Una'nın annesi olsam bile. Ama onların kararı buysa, ben saygı duyuyorum ve hiçbir baskı yapmıyorum. 10 yıl önce resmen annesi oldum. Ve Una benim için dünyadaki her şey!” diye kaydetti. Bazen birinin size sevgisini göstermesi için kelimelere ihtiyaç olmadığını belirten Silvana, Una'nın sadece “anne, baba” gibi birkaç kelime öğrendiğini ancak her şeyi anladığını ve Veselinović ailesindeki sevdiklerine sarılıp öptüğünü aktardı. Una'nın sevgisinin Silvana'nın ruhunu “yeniden başlattığını” ve onu harekete geçirdiğini vurguladı. Silvana, “Bu özel, farklı ve çok daha güçlü olan ikinci annelik türünü hissettiğim için çok mutluyum. Onun kalbi çok samimi, Down sendromlu tüm çocuklar samimidir. Size asla yalan söylemezler, bunu bilmezler. Asla sizinle manipülasyon yapmazlar. Onun sevgisi hissedilebilecek en saf, en içten şeydir. Hayatımı Una'sız hayal edemezdim,” diye konuştu. Una'nın sevgi ve sıcaklık dolu harika bir kız çocuğu olduğunu ekleyen Silvana, “Onun tüm Sırbistan ve tüm dünya tarafından duyulmayı ve görülmeyi hak ettiğini düşünüyorum, çünkü uzun süre gizli kaldı. Dünyanın reddettiği bir çocuğu kucaklamak çok güzel bir şey bence. Una benim kutsanmış varlığım, gücüm, mutluluğum ve sonsuza dek gururum,” dedi. Silvana Veselinović, Radio Belgrad'a yaptığı açıklamada, Sırbistan'da Down sendromlu bir çocuğu evlat edinen tek kadın olmak istemediğini ve kendi hikayesiyle başkalarını motive etmeyi arzuladığını belirtti. “Çocuk çocuktur. Benzerliğiniz olup olmaması önemli değil. İçinizdeki sevgi ayrım yapmaz,” diye sözlerini tamamladı.