Sırbistan'da "Sosyal İstikrar Merkezi" adlı bir kuruluş, bağımsız gazetecileri ve hükümet eleştirmenlerini hedef alarak 45 kişinin ismini içeren bir liste yayımladı. Merkezin Instagram hesabından yapılan paylaşımlarla "hesaplaşma" vaadiyle duyurulan bu liste, ülkedeki bağımsız gazeteciliğe yönelik yeni bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

Listede çoğunluğu gazetecilerden oluşan Veran Matić, Antonela Riha, Vuk Cvijić, Marko Vidojković, Rodoljub Şabić, Tamara Skroza, Branko Čečen, Sanja Lončar, Jovana S. Polić, Vladimir Pavićević, Cvijetin Milivojević, Radmilo Marković, Jelena Kikić, Mladen Savatović, Zoran Strika, Ivana Manuşić-Jovanović, Olja Bećković Višnjić, Aleksandar Dikić, Sanja Ignajtović Eker, Nemanja Şarović, Ljubica Gojgić, Dragan Bujoşević, Žarko Bogosavljević, Jugoslav Ćosić, Danica Vučenić, Sanja Kljajić, Ana Lalić Hegediš, Ksenija Pavkov, Senka Vlatković Odavić, Miodrag Sovilj, Olivera Kovačević, Jelena Obućina Rakić, Željko Veljković, Zoran Kesić, Žaklina Tatalović, Aleksandar Mitić, Dragoljub Petrović, Milan Ćulibrk, Goran Dimitrijević, Slobodan Georgiev, Aleksandra Subotić, Filip Şvarm, Željko Bodrožić, Stevan Dojčinović ve Kruna Savović olmak üzere toplam 45 isim yer aldı. "Radar" haftalık dergisinin editörü Milan Ćulibrk, bu listenin arkasında Sırp İlerleme Partisi'nin bulunduğuna inandığını bildirdi. Ćulibrk, mevcut Avrupa Entegrasyonları Bakanı Nemanja Starović'in kuruluşun organizatörlerinden biri olduğunu ve birçok devlet sekreterinin de yer aldığını kaydetti. Ćulibrk, "Dürüst olmak gerekirse, o listede olmasaydım üzülürdüm. Hayatta ne yaptığımı merak ederdim," ifadelerini kullandı. Bu tür eylemlerin korkakça olduğunu ve doğrudan Sırp İlerleme Partisi adına yapılmadığını da vurguladı.

Konuyla ilgili görüşülen tüm gazeteciler iki konuda hemfikir olduklarını belirtti: Birincisi, bu listenin arkasında rejimin olduğuna ve fiilen "infaz listeleri" hazırladığına şüphe olmadığı; ikincisi ise kendi isimlerinin bu listede yer almamış olmasından üzüntü duyacakları. Gazeteciler, devlete bağlı olarak faaliyet gösteren bu merkezin insanları taciz etmekle görevli bir paravan organ olduğunu ifade etti. BIRN muhabiri Radmilo Marković, devlet tarafından "hesaplaşılacak düşman" olarak işaretlenmenin hoş olmadığını açıkladı. Marković, merkezin yakın zamanda BIRN tarafından yayınlanan, bir bakanın kız kardeşinin devletteki yolsuz ihalelerden para kazandığını ortaya koyan bir metinden rahatsız olduğunu düşündüğünü belirtti.

Voyvodina Bağımsız Gazeteciler Derneği Başkanı ve Nova muhabiri Ana Lalić Hegediš, bu listenin 40'tan fazla kişinin "infaz listesi" olduğunu ve hayatlarını doğrudan tehdit ettiğini kaydetti. Hegediš, "Bu filmlerde gerçek dışında her şeyin yer alacağını şimdiden biliyoruz. Merkez Sırbistan Cumhuriyeti bütçesinden finanse edildiğine göre, Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in, bu kötü niyetli kampanyaya inanan bir delinin içimizden birini sokakta öldürmesi halinde sorumluluk almaya hazır olup olmadığını soruyorum. Çünkü bu, tam da buna yol açıyor ve korkarım ki bunun için kullanılıyor," şeklinde konuştu. Hegediş ayrıca, Slavko Ćuruvija ve Oliver Ivanović cinayetlerinin de benzer kampanyalar ve "belgesel filmler" ile başladığına dikkat çekti.

TV Nova sunucusu Zoran Kesić, iktidarın bu tür "ustalıkla hazırlanmamış video çalışmalar" ile gazetecileri tehdit altında hissettirerek dürüstçe işlerini yapma ihtiyaçlarının önüne geçmeyi amaçladığını aktardı. Kesić, bu listeleri hazırlayanların sokakta rahatça yürüyüp yürüyemeyeceklerini sorguladı. Yazar Marko Vidojković ise yıllardır tehditler nedeniyle sürgünde yaşadığını belirterek, isminin bu listede yer almasının kendisi için bir sürpriz olmadığını ifade etti. Vidojković, "Informere'de adımı aradığınızda yaklaşık 100 sonuç çıkıyor, yani bana adanmış yaklaşık 100 hedefleyici metin. Elbette övücü tek bir tane bile yok. Bu yüzden o yeni, sözde filmde olmasaydım endişelenirdim," şeklinde konuştu.

TV Nova Haber Direktörü Slobodan Georgiev, tüm işaretlerin tek bir yere yöneldiğini vurguladı. Georgiev, "Veran Matić hakkında yayınlananlara bakarak bunun, bence, BIA'nın (Sırbistan İstihbarat Teşkilatı) onun son 40 yılda yaptıklarına dair bir raporu olduğunu söyleyebilirim. Gizli servisin bazı izlemelerinden elde ettiği dosyaları alıp televizyonda yayınlaması devlet için iyi değil," şeklinde değerlendirmede bulundu. Georgiev, gazetecilere yönelik geçmişteki tüm felaketlerin devletle bağlantılı kişiler tarafından düzenlendiğini, Slavko Ćuruvija ve Milan Pantić cinayetlerini örnek göstererek, "Bu tür bir devletten korkmak, benim için hijyenik nedenlerden dolayı mümkün değil," sözleriyle tepkisini dile getirdi.