Sırbistan'da Sosyalist Parti'nin (SPS) kurucularından, üniversite profesörü, siyasetçi ve diplomat Prof. Dr. Radoš Smiljković, 92 yaşında hayatını kaybettiği bildirildi. Smiljković'in, Slobodan Milošević'in yakın çalışma arkadaşı olarak Sırbistan'ın siyasi ve akademik yaşamında derin izler bıraktığı belirtildi. Kariyerinin eğitim, siyaset ve diplomasi alanlarında onlarca yılı kapsadığı kaydedildi. Smiljković'in, 20. yüzyılın sonlarında Sırbistan'daki siyasi çalkantılarda kilit bir figür olduğu aktarıldı. Komünistler Birliği'ndeki ve daha sonra Sırbistan Sosyalist Partisi'ndeki faaliyetlerinin geçiş döneminde siyasi sahneyi şekillendirdiği vurgulandı. Bir üniversite profesörü ve 20'den fazla kitabın yazarı olarak siyasi sosyoloji ve özyönetim sisteminin anlaşılmasına önemli katkılar sağladığı, bunun da onu zamanının en etkili entelektüellerinden biri yaptığı kaydedildi. 1931 yılında doğan Smiljković'in, Belgrad'daki Felsefe Fakültesi'nden mezun olduğu ve Yüksek Siyasal Bilimler Okulu'nda doktora yaptığı belirtildi. 1961 yılından itibaren Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde görev aldığı, burada dekanlık ve bölüm başkanlığı yaptığı açıklandı. Smiljković'in siyasi kariyerine Komünistler Birliği'nde başladığı, daha sonra Yugoslavya Federal Meclisi milletvekili ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'nin Bulgaristan ve Avusturya Büyükelçisi olduğu aktarıldı. Smiljković'in geride zengin bir akademik ve siyasi miras bıraktığı belirtildi. "Siyasi Sosyoloji" ve "Sırbistan İmparatorluk Çatışmalarında" gibi eserlerinin, bölgedeki siyasi süreçleri anlamak için hala güncelliğini koruduğu vurgulandı. Büyükelçi olarak Yugoslavya için çalkantılı yıllara tanıklık ettiği, akademik dünyada ise öğrenci nesillerini şekillendirdiği kaydedildi. Sırbistan İçişleri Bakanı Ivica Dačić'in, Smiljković için Instagram'da bir mesaj yayınlayarak veda ettiği bildirildi. Dačić, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Eski profesörüm ve Sırbistan Sosyalist Partisi'nin kurucularından Prof. Dr. Radoš Smiljković'e son veda. Beni siyasete sokanlardan biriydi, umarım onun beklentilerini ve tavsiyelerini boşa çıkarmamışımdır. Huzur içinde uyu sevgili profesör!"