Sırbistan'daki üniversiteye yapılan polis baskınının, özgür düşünceyi bastırmak ve eleştirel düşüncenin son sığınağını yok etmek amacıyla gerçekleştirilen açık bir baskı aracı olduğu bildirildi. Bunun herhangi bir soruşturma değil, farklı düşünmeye cesaret eden herkese bir mesaj olduğunu belirten Grbović, iktidarın, 16 kişinin hayatını kaybettiği olayda adalet ve sorumluluk talep eden öğrencilerinin yanında yer aldığı için üniversiteyi asla affetmeyeceğini vurguladı. Grbović, bu nedenle iktidarın bugün bir trajediyi kötüye kullanarak ve sahte empati göstererek üniversiteyi kırmaya çalıştığını kaydetti. Grbović, bu olayın uzun süredir devam eden ve her ay sistematik olarak artırılan baskı seviyesinin beklenen bir devamı olduğunu kaydetti. Üniversite özerkliğinin açıkça ihlal edildiğine tanık olunduğunu aktaran Grbović, olayın birkaç gün önce yaşanmış olmasına rağmen polisin soruşturma bahanesiyle fakülteye girdiğini belirtti. Eğer gerçekten bir inceleme ihtiyacı olsaydı, neden hemen yapılmadığını sorgulayan Grbović, bugün görülen bu durumun anlamsız, ciddiyetsiz ve her şeyden önce tehlikeli olduğunu açıkladı. Polisin üniversitede yeri olmadığını ve bu durumda rollerinin tamamen politik olduğunu kaydeden Grbović, polisin sadece üniversite özerkliğini ihlal etmekle kalmayıp, seçim hilelerinden şiddet uygulayanları korumaya kadar birçok usulsüzlükte rejimin aktif bir suç ortağı haline geldiğini vurguladı. Grbović, bunun seçimlerde de trajik olayın ardından kurumların tepki verme biçiminde de görüldüğünü belirtti. Pazar günü yapılan yerel seçimlere değinen Grbović, iktidarın her seçim döngüsünü ciddi toplumsal çatışmaların eşiğine getirdiğini belirtti. Seçmen kitlesinin yüzde beşinden azını oluşturan belediyelerdeki seçimleri "yaşam memat meselesi" olarak sunduklarını aktaran Grbović, Cumhurbaşkanının bizzat giderek insanları işlerini kaybetmekle, hatta küresel felaketlerle tehdit ettiğini kaydetti. Bunun, taşıdıkları sorumluluğu tamamen anlamadıklarını gösterdiğini belirten Grbović, bu nedenle Sırbistan'ın Avrupa yolunun sadece yavaşlamadığını, tamamen tıkandığını vurguladı. Her yıl aynı kalıpları gördüklerini, bunların yetkili kampanyası, seçmenlere baskı ve dayakçıları koruyan polis olduğunu açıklayan Grbović, bunun ilgili her Avrupa raporunda yer aldığını bildirdi. Grbović, Sırbistan'ın uluslararası konumuna da vurgu yaptı. "Sırbistan bugün yalnız bir ülke. Biz başkalarının ittifaklarını yorumlarken, kimse bizimkilerin ne olduğunu söyleyemiyor. NATO'nun Avrupa'da istikrarın temel garantisi olduğu bir gerçektir ve bu yüzleşmemiz gereken bir realitedir. Bugün tek bir gerçek müttefikimiz bile yok," diye kaydetti. Yerel seçimlerde bu tür suiistimallere hazır olunduğunu aktaran Grbović, parlamento seçimlerinde kendilerini neyin beklediği sorusunun ortaya çıktığını belirtti. Bu nedenle, somut bir vizyon ve Avrupa entegrasyonlarının hızlandırılmasını sunan net, Avrupa yanlısı bir alternatifin ve açık bir siyasi alternatifin varlığının hayati önem taşıdığını vurguladı. Grbović, Özgür Vatandaşlar Hareketi'nin buna katkıda bulunmak için her şeyi yapacağını da açıkladı.