Sırbistan'da Novi Sad'lı bir kadının sosyal medyada sorduğu basit bir soru, obstrüktif uyku apnesi (OSA) konusunda endişe verici bir tabloyu ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 98'i kendilerinin veya yakınlarının bu hastalığa sahip olduğunu belirtti. Uzmanlar, uyku sırasında solunum yollarının çökerek beyni ve kalbi oksijensiz bırakan bu durumun ciddi bir tıbbi rahatsızlık olduğunu vurguladı. Resmi istatistikler de cesaret verici değil; dünya genelinde yaklaşık bir milyar insan uyku apnesi yaşıyor. Sırbistan, bu uyku bozukluğunun çeşitli formlarına sahip yaklaşık 1,4 milyon yetişkinle önemli bir konumda yer alıyor. Yıllardır sıradan, zararsız bir horlama olarak kabul edilse de, yeni veriler Sırbistan'da obstrüktif uyku apnesinin salgın boyutlarına ulaştığını kaydetti. Uyku tıbbı uzmanı ve somnolog Doç. Dr. Martin Popević, Sırbistan'da yaklaşık 1,4 milyon yetişkinin apne sorunu yaşadığını, 500.000 ila 700.000 kişinin ise acil tıbbi müdahale gerektirdiğini aktardı. Ancak, ülkede aktif olarak tedavi gören hasta sayısının sembolik düzeyde kalması, geri kalanların 'saatli bomba' gibi yaşadığı gerçeğini ortaya koydu. Sıradan insanlar arasındaki yaygınlığı, bir Facebook grubundaki son paylaşımda da görüldü; burada insanların yüzde 98,7'si OSA'ya sahip olduğunu veya her gece nefes alma mücadelesi veren birini tanıdığını doğruladı. Uzman pnömoftiziyolog ve göğüs hastalıkları doktoru Tatjana Radosavljević, uyku apnesinin uyku sırasında on saniyeden uzun süren nefes durması ve/veya solunum yollarındaki hava akışının belirgin şekilde azalması olduğunu belirtti. Radosavljević, horlayanların yüzde 70'inin yaşamları boyunca uyku apnesi geliştirdiğini aktarırken, hastalığın genellikle yaşlı, obez erkeklerde görüldüğü yönündeki yaygın algının yanlış olduğunu vurguladı. Doktor Radosavljević, bu stereotipin hatalı olduğunu, herkesin yaş, cinsiyet veya vücut yapısından bağımsız olarak uyku apnesi yaşayabileceğini kaydetti. Vücut ağırlığının artmasıyla uyku apnesi riskinin yükseldiğini belirten Radosavljević, boyun çevresindeki yağ dokusunun solunum yolunu dışarıdan tıkayabileceğini açıkladı. Horlayan hastaların belirli aralıklarla nefes almayı bıraktığını, ancak güçlü horlama, hareketler ve tüm vücut çabasıyla tekrar nefes almaya başladıklarını aktardı. Hastaların kendilerinin bu olayları hatırlamadığını, genellikle partnerlerinin buna tanık olduğunu dile getirdi. Doktor Tatjana Radosavljević, tüm bunların oksijen akışını azalttığını ve bunun da birçok rahatsızlığa, en kötü senaryoda ise ani hasta ölümüne yol açabileceğini ifade etti. Uzmanlar, Sırbistan'da günlük yorgunluğun normal kabul edildiğini ancak bunun en büyük hata olduğunu vurguladı. Tedavi edilmediği takdirde apne, 'kötü bir uyku' sorunundan çıkarak en ciddi hastalıkların doğrudan nedeni haline geliyor. Daha önce bazı kanser türleriyle ilişkilendirilen obstrüktif uyku apnesi (OSA), dünyanın ilk araştırmasında akciğer kanseri ile anlamlı bir bağlantı gösterdi. Amerikalı araştırmacılar, 2,4 milyondan fazla yetişkinin sağlık verilerini analiz ederek bu durumun riski neden artırdığından tam olarak emin olmadıklarını bildirdi. Araştırmacılar, bunun uyku sırasında yaşanan oksijen eksikliğinden veya sigara ve obezite gibi yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanabileceğini belirtti. OSA'lı kişilerin, bu uyku bozukluğuna sahip olmayanlara kıyasla akciğer kanseri geliştirme olasılığının 1,21 kat daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu ciddi belirtileri gösteren ve risk grubunda bulunan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiği vurgulandı.