Uzmanlar, birçok ev sahibinin gür bahçelerin sadece huzur ve keyif getireceğine inanmasına rağmen, bu tür ortamların yılanlar dahil istenmeyen misafirleri çekebileceğini belirtti. Sarmaşıklar, süs çalıları ve uzun otlar gibi yoğun bitki örtüsünün, çeşitli hayvanlar için ideal barınak olan karanlık ve nemli köşeler oluşturduğu kaydedildi. Yılanların insanlara kendileri için yaklaşmadığı, aksine yiyecek ve uygun yaşam koşulları arayışıyla geldiği aktarıldı. Bu koşullarda yoğun bitki örtüsünün saklanma ve yiyecek sağlaması nedeniyle fareler, tarla fareleri gibi kemirgenlerin ve böceklerin ilk önce ortaya çıktığı belirtildi. Yılanların da avlarını takip ederek sonradan geldiği vurgulandı. Yere yayılan sürünücü ardıç ve alçak çamlar gibi bitkilerin yoğun dallarının toprağa yakın barınaklar oluşturarak ek bir sorun teşkil ettiği bildirildi. Duvarlara ve ev temellerine yayılan sarmaşığın da benzer bir etki yarattığı aktarıldı. Yılanların özellikle sabit sıcaklıktaki yerleri tercih ettiği, bu nedenle kalın yaprak tabakalarının ve çalıların altındaki gölgelerin sıcak günlerde onlara koruma sağladığı açıklandı. Uzmanlar, bitkilerin tamamen kaldırılmasına gerek olmadığını, ancak bahçenin doğru bakımının kritik olduğunu vurguladı. Bunun düzenli çim biçme, yabani ot temizliği, çalıların ve alt dalların budanması ile odun, tuğla ve atık yığınlarının kaldırılmasını kapsadığı belirtildi. Lavanta veya kadife çiçeği gibi bitkilerin koruma amaçlı ekilmesi sıklıkla tavsiye edilse de, bunların yılanlara karşı etkinliğinin bilimsel olarak doğrulanmadığı kaydedildi. İyi bakımlı bir bahçenin nadiren tehlike oluşturduğu sonucuna varıldı. En önemlisinin saklanma yerlerini azaltmak ve kemirgenlerin varlığını kontrol etmek olduğu, çünkü yılanları eve en çok çekenin onlar olduğu vurgulandı.