Sırbistan’daki bir haber sitesi olan Dnevno, Avrupa kıtasındaki kuraklık nedeniyle yüzyıllardır taşlara kazınmış “açlık taşı” adı verilen tarihi işaretlerin tekrar ortaya çıktığını bildirdi. Bu sıra dışı tarihî anıtlar, Orta Avrupa'da su seviyesinin şiddetli bir şekilde düşmesi nedeniyle ortaya çıktı.

Bu kalıcı kayıtlar, yüzyıllardır yerel toplulukların tarım, denizcilik ve nüfusun hayatta kalmasını tehdit eden aşırı hava koşullarını kaydetmek için bıraktıkları anlamına geliyor.

Taşlara kazınan işaretler 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar bir dönemi kapsıyor ve bazı taş bloklar birkaç on yıl arayla birden fazla kez işaretlenmiştir. En ünlü örneklerden biri, Almanya'nın Oberpost şehrinde, Dresden yakınlarında bulunan Lab nehri boyunca ortaya çıktı. Bu taşta, su seviyesinin aşırı derecede düşük olduğu yılları gösteren birçok yazı bulunuyor ve en eski yazılar 1707 yılına kadar uzanıyor. "Smithsonian" bu bilgiyi aktardı.

Benzer tarihî izler diğer yerlerde de kaydedildi:

* “Açlık taşı” boyutları, yaşları ve içeriği bakımından farklılık gösterse de, çoğu kayıt benzer bir örüntüyü takip ediyor. * Uzmanlara göre, çoğu taşta su çekilme yılına dair baş harfler ve yıllar bulunuyor. Bazı yerlerde ise su seviyesinin kesin olarak işaretlenmiş olması da var.

Bu taşlar sadece geçmiş felaketleri hatırlatmakla kalmadı, aynı zamanda gelecek nesillere potansiyel krizler ve gıda kıtlıkları konusunda uyarıda bulundu. Hrvatski portal "Dnevno" bu bilgiyi aktardı.

“Açlık taşı” adı, toplumun en yoksul kesimlerinin yaşadığı zorlu koşullardan kaynaklanıyor. Kuraklık dönemlerinde, gemileri çeken ve nehirlerde çalışan işçiler hiçbir gelir elde edemezdi. 1904 yılında Dečin'de bir lajvar olan F. Majer, bir taşın üzerine "Beni görürsen ağla" yazdı.

Araştırmacılar, Majer'in mesajının muhtemelen komşu bir taşta bulunan "Ağladık, ağlıyoruz ve siz ağlamıyorsunuz" yazısından esinlendiğini belirtiyor. Dečin çevresindeki taşlardaki çok sayıda işaret, yüzyıllardır süren kuraklık dönemlerine tanıklık ediyor ve olağanüstü bir hassasiyeti gösteriyor.

Bu halk kayıtlarının doğruluğunu modern bilimsel araştırmalar da doğruladı. 2020 yılında "Klima Geçmişi" dergisinde yayınlanan bir çalışma, 1868 ile 1957 yılları arasında taşlara kazınmış 11 ölçümü analiz etti. Sonuçlar, taşlara kazınan hidrolojik verilerin o dönemin resmi meteorolojik ve tarihsel kayıtlarıyla olağanüstü derecede uyumlu olduğunu gösterdi.

"Açlık taşı" bugün benzersiz bir bağlantıyı temsil ediyor:

İklim koşullarının değişmesiyle birlikte, bu eski mesajlar tekrar ortaya çıkıyor ve insan topluluklarının doğal afetlere karşı kırılganlığını hatırlatıyor.