Sırbistan İlerici Parti lideri ve Cumhurbaşkanı'nın bölgesel meseleler danışmanı Miloš Vučević, vatandaşların 29 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde kendi yerleşim yerlerinin gelecek dört yıl içindeki kaderine karar vereceklerini açıkladı. Vučević, bu seçimlerin önemli olduğunu ve bulundukları belediyelerdeki insanları ilgilendirmesi gerektiğini belirtti. Vatandaşların kendi hayatları, bütçeleri ve çevreleri hakkında karar vereceklerini aktaran Vučević, nasıl oy kullanırlarsa gelecek dört yılın da öyle olacağını kaydetti. Bunun artık 10 belediye ve 250.000'den fazla seçmenle daha temsili bir örnek olduğunu vurguladı. Vučević, sözlerine ek olarak, vatandaşların yabancıların kimleri desteklediğini, blokajcıların siyasetle ilgilendiğini, ortada öğrenci olmadığını, bunun yerine önceki seçimlerden kalma eskimiş siyasetçilerin şimdi yeni yüzler olarak kendilerini vatandaşlara tanıtmak istediklerini gördüklerini belirtti. Ancak bunların hiçbir şekilde yeni yüzler olmadığını belirten Vučević, vatandaşların bu isimleri tanıdığına inandığını aktardı. Bir öğrenci olarak ortaya çıktığında arkasında siyasi olarak karışmış bir ailenin bulunduğunu, herkesin birbirine karıştığını belirten Vučević, listeleri çaldıklarını, imzaları kopyaladıklarını ve Vucic'i suçladıklarını kaydetti. Örneğin Smederevska Palanka'da her şeyi düzensiz yaptıklarını, listeyi düzenlemeleri için onlara süre verdiklerini ancak onların listeyi bile düzgün sunamadıklarını, belediyeleri ve şehirleri yönetecek durumda olmadıklarını vurguladı. Ayrıca birbirlerini tehdit ettiklerini, listeleri ve adayları çaldıklarını, karşılıklı tasfiye yaptıklarını bildirdi. Vučević ayrıca, bu belediyelerin ve vatandaşları ilgilendiren her şeyin akıbetinin ne olacağını bildirdi. Birbirleriyle kavgalı oldukları için kiminle işbirliği yapacaklarını da vurguladı. Vučević, vatandaşlara 29 Mart'ta kime oy verdiklerini iyi düşünmeleri gerektiğini, zira telafisinin olmadığını aktardı. O gün nasıl karar verirlerse gelecek dört yılın da öyle olacağını vurgulayan Vučević, farklı düşünen herkese saldırdıklarını, kendilerini yakmaya çalıştıklarını, bıçakların ve silahların kullanıldığını, olağanüstü mahkemelerin çalıştığını belirterek, Kosjericu ve Sečnju'daki durumun nasıl bir demokratik atmosfer yarattığını düşündürmeye davet etti.