Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić yönetiminin, uluslararası aktörlere taviz verirken kendi vatandaşlarının taleplerine duyarsız kaldığı, siyasi ve sivil toplum çevrelerince sıklıkla dile getiriliyor. Bu durumun, Vučić'in kendini "büyük devlet adamı" olarak gösterme çabasından kaynaklandığı kaydediliyor. Uzun süredir Vučić rejiminin, devleti zarara uğratma pahasına bile olsa birçok dünya aktörünü memnun etmeye hazır olduğu belirtiliyor.

Bu kapsamda, Doljevac'tan Smiljković ailesinin kayıp bebek davası da gündeme geldi. Aileye, kayıp bebekleri nedeniyle devlet tarafından tazminat ödendiği ve aile fertlerinin oğullarını bulma umudunu koruduğu ifade edildi. Anne Svetlana Smiljković, "Nova" gazetesine yaptığı açıklamada, 2013 yılında evlerine gelen ve eski Niş Doğum Hastanesi çalışanı olduğunu belirten bir kişinin, 1983 yılında doğan bebeklerinin ölmediğini, adının Dejan olduğunu ve Ledena Stena mahallesinde yaşadığını itiraf ettiğini aktardı.

Kreni-Promeni Hareketi lideri Savo Manojlović, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, yasalara uyanların korkacak bir şeyleri olmadığını, ancak yasaları çiğneyenlerin ise umut beslememesi gerektiğini vurguladı. Manojlović, ciddi bir devlet adamının bu tür yasaları çıkarıp Avrupa Komisyonu ile pazar tezgahındaki gibi pazarlık yapmaması gerektiğini belirtti. Sırbistan'da yargı bağımsızlığının pazarlık konusu yapılmasının siyaseten olgunlaşmamış ve son derece tehlikeli bir durum olduğunu kaydetti.