Sırbistan’da Yüksek Savcılık Kurulu (VST) seçimleri, iktidarın yargı üzerindeki kontrolünü artırma çabaları ve seçim sürecine dair ağır usulsüzlük iddialarıyla sarsılıyor. 23 Aralık’ta yapılan ilk oylamanın ardından 25 Şubat’ta dört bölgede yenilenen seçimler, sonuçlarda yaşanan drastik değişimlerle dikkat çekti. İddialara göre rejim; seçmen manipülasyonu, tehdit, rüşvet ve medya propagandası gibi tüm araçlarını devreye sokarak süreci Nenad Stefanoviç’e yakın adaylar lehine çevirdi.

Güvenlik İstihbarat Teşkilatı’nın (BIA) da sürece dahil olduğu öne sürülen seçimlerin ardından, Nikola Uskokoviç ve Boris Pavloviç’in kurul üyeliğine seçilmesi tartışmaları alevlendirdi.


Tartışmalı Adaylar: Yasadışı Uzlaşma ve Disiplin Suçlamaları

Seçimleri kazanan isimlerden Nikola Uskokoviç, Belgrad Yüksek Kamu Savcılığı’nda Nenad Stefanoviç’in "sağ kolu" olarak biliniyor. Uskokoviç hakkındaki en ciddi iddia, bir göçmen kaçakçılığı davasında yasaların öngördüğü 2 ila 12 yıl hapis cezası yerine, sanıkla yasadışı bir anlaşma yaparak sadece 1 yıl ev hapsi cezası verilmesini sağlamasıdır. Bu olay nedeniyle hakkında disiplin soruşturması açılan Uskokoviç’in seçilmesi, savcılık içindeki yolsuzluk şüphelerini artırıyor.

Seçilen bir diğer isim olan Boris Pavloviç ise daha önce Zagorka Dolovac muhalifi bir portre çizmesine rağmen, kritik oylamalarda ve toplantılarda iktidar blokuyla paralel hareket etmekle ve atamaları bloke etmekle suçlanıyor.


"Mrdić Yasaları" ve Savcılığın Özerkliğinin Yok Edilmesi

Sırbistan yargı sistemini temelden sarsan ve kamuoyunda "Mrdić Yasaları" olarak bilinen düzenlemeler, uzman görüşü veya kamuoyu tartışması olmaksızın bir gecede kabul edildi. Bu yasalarla birlikte savcılık teşkilatı tamamen hiyerarşik bir yapıya büründü:

  • Zorunlu Talimatlar: Üst savcıların alt savcılara verdiği "zorunlu talimatlar", savcıların karar verme özerkliğini tamamen ortadan kaldırdı.

  • Belgrad Üzerinde Tam Kontrol: Nenad Stefanoviç, bu yasalar sayesinde Belgrad’daki dört temel savcılığın yanı sıra Surčin’de yeni kurulan "Expo Savcılığı" ve Yüksek Teknolojik Suçlar Departmanı üzerinde doğrudan otorite sahibi oldu.

  • İtiraz Hakkının İptali: Daha önce VST bünyesinde bulunan ve zorunlu talimatlara itiraz edilebilen komisyon lağvedildi. Artık bir savcı, üstünden gelen emre ancak rejime yakınlığıyla bilinen Temyiz Başsavcısı Tomislav Kilibarda’ya şikayette bulunabilecek.


AB Yolu ve Uluslararası Tepkiler

Sırbistan hükümetinin yargıyı sadık kadrolarla kuşatma operasyonu, uluslararası alanda da yankı buluyor. Avrupa Birliği, "Mrdić Yasaları" ve yargı bağımsızlığına yönelik saldırılar konusunda derin endişelerini dile getirmiş durumda.

Haziran ayına kadar Venedik Komisyonu'nun bu yasalar hakkında görüş bildirmesi bekleniyor. Eğer rejim, VST üzerinde tam kontrol sağlayıp bu kurumdan meşruiyet devşirmeye çalışırsa, Sırbistan’ın AB üyelik süreci ve AB fonlarına erişimi ciddi bir krizle karşı karşıya kalabilir.


Rejim Henüz "Mutlak Çoğunluğu" Sağlayamadı

Tüm baskılara ve seçim sonuçlarındaki manipülasyon iddialarına rağmen, iktidar bloku VST içerisinde kararları tek başına alabileceği 8 oyluk çoğunluğa henüz ulaşamadı. Adalet Bakanı Nenad Vujić ve rejim yanlısı "seçkin hukukçular"ın varlığına rağmen, mevcut kurulun görev süresinin dolacağı 6 Nisan tarihine kadar dengelerin nasıl değişeceği merak konusu.

Sırbistan'da yargının bağımsız kalıp kalmayacağı, bu kritik kuruldaki güç savaşının sonucuna ve uluslararası toplumun baskılarına bağlı görünüyor.