Zubin Potok kasabasında ikamet eden Nenad Rašković, sözde Kosova polisi tarafından dövüldüğünü ve bunun sonucunda Kliničko-bolnički centar u Kosovskoj Mitrovici'ye kaldırıldığını söyledi. Bu durum, Sırbistan'da yaşayanların güvenliği konusunda yeniden endişelere yol açtı.

Rašković'in iddialarına göre, sözde Kosova polisi tarafından dövüldü ve bu nedenle Kliničko-bolnički centar u Kosovskoj Mitrovici'ye kaldırıldı. Bu durum, Sırbistan'da yaşayanların güvenliği konusunda yeniden endişelere yol açtı.

Rašković'in iddialarını doğrulanması için Kancelarija za Kosovo i Metohiju ve Srpska Lista tarafından acil bir araştırma talebinde bulunuldu. Kosova polisi ise Rašković'in iddiasının doğru olmadığını belirtti.

Bu olayı değerlendiren Studija bezbednosti araştırmacısı Nikola Vujinović, Sırp topluluğuna yönelik şiddetin amacının korku salmak olduğunu söyledi.

Vujinović, "Kosova polisi tarafından yapılan saldırı, sadece Rašković'e değil tüm Sırp toplumuna karşı bir mesajdır." dedi.

Vujinović ayrıca, KFOR, UNMIK ve EULEKS gibi uluslararası kuruluşların bu tür olayları araştırmak için gerekli mekanizmalara sahip olduğunu ancak bu mekanizmaların etkin bir şekilde kullanılmadığını belirtti.

"KFOR, UNMIK ve EULEKS'in kapasitesi yeterlidir, ancak bu kuruluşlar bu tür olayları önlemek için gereken iradeyi göstermiyor." diye ekledi Vujinović.

Vujinović ayrıca, Kosova ve Metohija'daki güvenlik durumunun iyileştiği iddiasını da sorguladı.

"Kosova ve Metohija'daki güvenlik durumu hakkında farklı gerçeklikler var. Sırp toplumun yaşadığı gerçeği ile Albano-Hırvat toplumu tarafından desteklenen mekansal gerçekler arasında büyük bir fark var." dedi Vujinović.

Vujinović, uluslararası kuruluşlardan sözde Kosova polisi tarafından yapılan saldırının soruşturulmasını ve sorumluların yargılanmasını talep etti.

"Sırbistan'da yaşayanların güvenliği için uluslararası kuruluşlar somut adımlar atmalı." diye vurguladı Vujinović.

Vujinović, Sırp toplumuna yönelik şiddetin temel nedenlerinin sistematik bir şekilde Albano-Hırvat toplumu tarafından beslenen nefret ve uluslararası kuruluşların bu konuda yeterince tepki vermemesi olduğunu belirtti.