Sırbistan'da 29 Mart'ta saatlerin bir saat ileri alınacağı yaz saati uygulaması kapsamında, takvimsel olarak baharın hızla yaklaştığı kaydedildi. Dünya genelinde yapılan en son araştırmalar, birçok kişi için masum bir rutin gibi görünen bu mevsimsel değişikliğin, sağlık, ruhsal durum ve günlük yaşam üzerinde geniş ve çoğu zaman tehlikeli etkileri olduğunu vurguladı. 29 Mart Pazar günü sabah saat 03.00'te yaz saati uygulamasına geçileceği ve saatlerin bir saat ileri alınacağı belirtildi. Ekimden mart ayına kadar astronomik kış saati uygulandığı, yılın geri kalanında ise gün ışığından en iyi şekilde yararlanmak amacıyla yaz saatinin geçerli olduğu aktarıldı. Modern, hızlı tempolu yaşam tarzında bu tür bir değişikliğin, insanların ruhsal ve fiziksel sağlığı ile iş verimliliği üzerinde büyük bir etkisi olduğu kaydedildi. Artan stres seviyesi, uyku eksikliği ve kaliteli dinlenmeye ayrılan zamanın yetersizliğinin, iş verimliliğini önemli ölçüde azalttığı ve ruhsal durumu olumsuz etkilediği bildirildi. Daha fazla zamanı dışarıda geçirmenin ve sabah erken saatlerde güneşe bakmanın, iç saatin ayarlanmasına yardımcı olduğu belirtildi. Saatlerin ileri alınmasının, kronik hastalığı olanları, özellikle kalp sorunları ve yüksek tansiyonu bulunanları olumsuz etkilediği vurgulandı. Yıl boyunca biriken yorgunluğun, bahar yorgunluğu ve zaman değişikliği ile birleştiğinde kronik yorgunluğa dönüştüğü kaydedildi. Stanford Üniversitesi bilim insanlarının tehlikeli bir gerçeğe dikkat çektiği belirtildi: yılda iki kez saatlerin değiştirilmesi, sağlığımızı sessizce yok etmektedir. Saatler ileri alındığında vücudumuzun ve zihnimizin karşılaştığı durumlar açıklandı. Saat değişikliğinin sağlık üzerindeki etkisinin en endişe verici olduğu bildirildi. Stanford araştırmacılarının, zaman değişikliğinin vücudun doğal sirkadiyen ritmini (biyolojik fonksiyonları düzenleyen 24 saatlik döngü) bozduğunu tespit ettiği, bunun da daha yüksek inme ve obezite riskiyle doğrudan ilişkili olduğu aktarıldı. Bir çalışmanın, kalıcı standart (kış) saatinin benimsenmesinin yılda yaklaşık 300.000 inme vakasını önleyebileceği ve ulusal düzeyde obeziteyi 2,6 milyon vaka azaltabileceği tahmininde bulunduğu kaydedildi. Kardiyovasküler sistem açısından istatistiklerin acımasız olduğu vurgulandı; yaz saati uygulamasına geçildikten sonraki ilk pazartesi günü kalp krizi riskinin yüzde 24 arttığı belirtildi. Saat değişikliğinin vücudumuzdaki doğal uyku döngülerini bozması nedeniyle kalp krizi sayısının geçici olarak yükseldiği aktarıldı. Zaman değişikliğinin neden olduğu rahatsızlıkları ve baharın başlangıcıyla ilgili şikayetleri aşmak için aktif hareket, doğa yürüyüşleri, daha fazla su tüketimi ve sağlıklı mevsimsel beslenme önerildiği aktarıldı.