Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in önderliğinde geçen yıl yürürlüğe giren Kriz Komutanlığı Yönetmeliği, pratikte yetersiz kalmış bazı hükümet politikalarını gözden geçirmek ve düzeltmek için yeni ekolojik kurallar oluşturuyor. Bu kurallar "Yeni Taslak İçin Temel İlkeler" adlı dokümanda belirtilmiş olup, 28 Eylül'e kadar sürecek kamuoyu görüşme sürecinde bulunmaktadır. Bu belgeye göre, Sırbistan'ın bu alandaki yol haritasında bazı değişiklikler bekleniyor.
Bazı maddeler bir çalışma grubu tarafından tespit edilmiş ve yazılı hale getirilmiştir ancak nihai kararlar hem uzmanlar hem de halk tarafından verilecektir.
Bu başlangıç dokümantasyonu göz önüne alındığında, Sırbistan'ın Avrupa standartlarına uyum sağlamaya devam etmesi gerektiği, ancak Brüksel direktiflerinin sadece kopyalanması yerine kendi sistemini oluşturmaya çalıştığı anlaşılıyor. Bu hızlı değişikliklere eleştiri getirenler için ise, bu durumun, Yasaktan sonra Bakanlık tarafından zaten duyurulmuş ve 2024-2027 yılları arasında yürürlüğe girecek AB Hukuk Kaynağı Uyum Programına dahil edilmiş olduğunu hatırlatmak önemlidir. Bu programda, pratikte yetersiz kalmış olan düzenlemelerin 2026'nın dördüncü çeyreğinde yapılması öngörülmektedir.
Yeni çözümler daha iyi mi olacak? Şu an için kesin bir şey söylemek mümkün değil ancak en büyük değişikliklerin "Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu" (EPR) kısaltmasıyla ilişkilendirildiği açıkça görülüyor. Bu kapsamda, hükümet oyun kurallarını kökten değiştirmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra, atıkların sınır ötesi hareketini daha sıkı kontrol altına almak ve denetim mekanizmalarını güçlendirmek de en önemli odak noktalarından biri.
- Atıklarla ilgili Avrupa belgelerine uyum sağlama ihtiyacı, mevcut yasaların uygulanması, yerel sivil toplum kuruluşları ve bağımsız uzmanların yaptığı araştırmalar, atık yönetimi Yasası'nda gözlemlenen eksikliklerin giderilmesi için yeni çözümler gerektiğini ortaya koydu. Bu, üreticilerin genişletilmiş sorumluluğunu somut bir yasal düzenleme ile tanımlamak, belirli atık türlerinin yönetimiyle ilgili hükümleri uygulamaya koymak, denetim görevlilerine denetim faaliyetleri yürütme yetkilerini genişletmek, atıkların sınır ötesi hareketini daha kesin olarak düzenlemek ve danışma süreci sonucunda ortaya çıkan diğer değişikliklerin ve eklemelerin yer alması anlamına geliyor. - "Çevre Bakanlığı'nın Temel İlkeleri"nde belirtilmiştir.
Sırbistan'da mevcut durumun bir mürekkep kalıbı olduğu açıkça görülebilir; binlerce yasa dışı depo, aşırı dolu bölgesel merkezler ve geri dönüşüm konusunda hala düşük farkındalık. Bu bağlamda, "Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu" (EPR) kavramı, uzmanların görüşüne göre, şimdiye kadar en az eko-vergiyi ödemek için kullanılan bir sistem olarak çalışmıştı. Yeni yasa, bu oyun kurallarını kökten değiştirmeyi hedefliyor. Sistem basit: Piyasaya sunulan her ürünün üreticisi, plastik şişeden araca veya buzdolabına kadar, tüm yaşam döngüsü boyunca mali sorumluluk üstlenecek.
Bu, şirketlerin kendi atıklarını toplamak ve geri dönüştürmek için finansal olarak sorumlu olmaları anlamına geliyor. Hükümet böylece endüstriyi, yaptıkları şeyin temizliğini kendileri finanse etmeleri için zorluyor, bu yükün belediyeler ve vatandaşların bütçesine düşmemesi gerektiğini savunuyor.
- "Kirleten, kirliliğin sonuçlarının tüm maliyetlerini üstlenmelidir. Atık oluşumu, yeniden kullanımı ve bertarafı maliyetleri ürün fiyatına dahil edilmelidir." - Temel İlkeler belirtiyor.
Yeni yasa ile atıkların sınır ötesi hareketini kontrol altına almak da önemli bir hedef olarak belirtiliyor. Bu bağlamda, Balkanlar'daki "enerji üretimi için hammadde" maskesi altında yapılan atık ithalatının önüne geçilmesi gerekiyor. Yeni Temel İlkeler, sıkı engeller ve öz yeterlilik ilkesini benimsemektedir. Bu da Sırbistan'ın kendi komunal atıklarını işleyebilecek bir sistem geliştirmek zorunda olduğu anlamına geliyor, yerine başkalarının atığını alıp ülkede depolamaya devam etmek yerine. Yeni kurallar, çevre koruma görevlilerine de "serbest el" veriyor; daha fazla yetki, daha hızlı cezalar ve çevre izinlerini ihlal eden tesislerin geçici olarak kapatılması mümkün hale geliyor.
Aynı zamanda, yeni yasa, atık yönetimi hiyerarşisini zorunlu bir davranış algoritması olarak kurmayı hedefliyor. Öncelikli olarak önleme, hükümet ambalajı azaltan şirketleri teşvik ediyor. İkinci sırada tekrar kullanma, üçüncü sırada geri dönüşüm, ardından enerji üretimi ve son olarak bertaraf geliyor.
- Atık yönetim hiyerarşisi uygulandığında, çevre üzerinde en iyi toplam etkiyi sağlayan çözümler için önlemler alınır. Bu durum, bazı atık türlerinde yaşam döngüsünü göz önünde bulundurarak hiyerarşiden sapma gerektiğinde haklı çıkarılabilir; bu da, oluşumu ve yönetimiyle ilgili genel etkileri dikkate alarak belirlenir. - "Yeni Atık Yönetimi Yasası Taslağı İçin Temel İlkeler" açıklıyor.
Bu dokümanda ayrıca, Sırbistan'da şu anda komunal atıkların %80'inin deponlara atıldığı ve gelişmiş AB ülkelerinde bu oranın tek basamaklı olduğu göz önüne alındığında, "en yüksek kar veya en düşük çevresel zarar" veren seçeneklerin bulunması gerektiği belirtiliyor. Bu seçenekler, hem uzun vadeli hem de kısa vadede kabul edilebilir maliyet ve karlılık sağlayarak gereklidir.
Yeni yasa değişiklikleri, Sırbistan'da atıkların depolama maliyetlerinin artmasıyla birlikte, belediyeler ve özel şirketler için geri dönüşümün tek kazançlı seçenek haline gelmesi anlamına geliyor. Temel İlkeler, ekolojik borcun ödenmez hale gelmemek için çözümler bulunması gerektiğini vurgulayan önemli bir kurumsal adım olarak öne çıkıyor.
Bazı yeni çözümler, 28 Eylül'e kadar sürecek kamuoyu görüşme sürecinde de bulunabilir.