Sırbistan'ın Avrupa Birliği (AB) üyeliği yolunun Bulgaristan tarafından beş kez engellendiği bildirildi. Bulgaristan'ın eski Cumhurbaşkanı ve yakında Başbakan olması beklenen Rumen Radev'in siyasi yaşamında olduğu 2017 yılından bu yana Sofya'nın bu engellemeleri Sırbistan'daki Bulgar azınlığın durumundan duyduğu rahatsızlığı gerekçe göstererek gerçekleştirdiği aktarıldı. Geçtiğimiz Aralık ayında da yaşanan bu durumun, Haziran ayında 3. küme görüşmelerinin yeniden gündeme gelmesiyle Radev'in politikasını sürdürüp sürdürmeyeceği sorusunu akıllara getirdiği kaydedildi. Isak Fonu kıdemli danışmanı Marko Savković, Blic'e yaptığı açıklamada, "tam ve sistematik bir ablukanın pek olası olmadığını" belirtti. Savković, "Daha gerçekçi olan, Bulgar azınlığının muamelesi ve hakları konusunda ara sıra baskıların ortaya çıkmasıdır. Radev bunu Cumhurbaşkanlığı döneminde de duyurmuştu. Avro Bölgesi'ne yeni katılan bir ülke olarak Bulgaristan'ın yapıcı bir üye olarak kendini tanıtmasının çıkarına olduğuna inanıyorum" ifadelerini vurguladı. Savković, Bulgaristan'ın daha önce de engelleme yaptığında "öncü" olmadığını hatırlattı. Savković, "Bugün ilerlemeden bahsederken, farklı nitelikteki sorunlardan bahsediyoruz: kimileri için Rusya'ya yaptırımlar, kimileri için hukukun üstünlüğü, kimileri için Kosova" sözlerini aktardı. Brüksel'deki kümelerin açılması konusu, AB Konseyi bu konuyu gündeme getirdiğinde tartışılıyor. Uygulamanın yılda iki veya üç kez, genellikle Mayıs veya Haziran aylarında ve ardından yıl sonunda gündeme geldiği ifade edildi. Geride kalan sürece bakıldığında, Bulgaristan'ın Sırbistan'ı beş kez engelleyen ülkeler arasında yer aldığı belirtildi. Bulgaristan Cumhurbaşkanı Radev'in Haziran 2024'te Cumhurbaşkanlığı görevindeyken, ülkesinin Sırbistan'a Avrupa Birliği üyeliği desteğini yeniden gözden geçirebileceğini duyurduğu aktarıldı. Radev, bu durumun Belgrad'ın ülkedeki Bulgar azınlığına yönelik muamelesinden kaynaklandığını açıkladı. Radev o dönemde, "Batı Balkan ülkelerinin ilerlemesini değerlendireceğimiz ve destekleyeceğimiz ana kriter, her ülkedeki soydaşlarımızın konumu, ekonomik ve sosyal gelişim koşulları ve her şeyden önce ulusal kimliklerini, dillerini, kültürlerini ve tarihsel hafızalarını savunma yetenekleridir" sözlerini kaydetti. Bu durum sürpriz olarak değerlendirildi, zira beş yıl önce Sırbistan'da bulunduğunda Radev, "Sırbistan'daki bu ulusal azınlık için çok şey başarıldığını" belirtmişti. İki yıl sonra Belgrad'a döndüğünde ise biraz farklı bir tutum sergiledi. Radev, "Ulusal azınlığımızın Sırp devletinden daha güçlü bir destek hissetmesini bekliyoruz" ifadelerini aktardı. 2021 yılında Bulgaristan'ın Kuzey Makedonya'nın AB'ye katılım sürecini veto etmesi ve Üsküp hükümetini "Bulgarlara karşı nefret söylemi" ile suçlaması, duruma ek bir ağırlık kattığı vurgulandı. Avrupa Politikaları Merkezi'nden Miloš Pavković, Blic'e daha önce yaptığı açıklamada, ekonomik duruma ilişkin şikayetler duyulduğunu aktardı. Pavković, "Duyulan şikayetler, Sırbistan'ın Bulgaristan sınırındaki bölgelerinde yaşayan azınlıkları ilgilendiriyor ve Sofya, onların ekonomik durumundan defalarca şikayetçi oldu. Bulgaristan'ın Kuzey Makedonya'yı engelleme deneyimi göz önüne alındığında, bu abluka şaşırtıcı değil. Ancak bunu Üsküp ile kıyaslamazdım çünkü bu sorunun daha kolay çözülebileceğini düşünüyorum. Bir çözüm bulmak mümkün" sözlerini belirtti. İlişkilere ek ağırlık katan bir diğer gerçek ise, Bulgaristan'daki mevcut yasal çözümlerin ulusal azınlıkların varlığını öngörmemesi ve tüm vatandaşların farklı etnik kökenlere sahip Bulgarlar olarak tanımlanmasıdır. Bu nedenle Bulgaristan'daki Sırplara bu haklar garanti edilmemektedir. Son nüfus sayımına göre Sırbistan'da kendini Bulgar olarak tanımlayan 12.918 vatandaşın yaşadığı kayıtlara geçti. Sayıma göre Bulgarların en yoğun yaşadığı yerler ise...