Sırbistan'ın Avrupa Birliği (AB) entegrasyon süreci çıkmazda olmamakla birlikte, sabır ve Avrupa Komisyonu'nun yıllık raporlarındaki somut yükümlülüklere odaklanmayı gerektirdiği belirtildi. Durumu bilen kişiler, birçok tavsiyenin yıllardır değişmediği gerçeğini de vurguladı. Avrupa Entegrasyonu Bakanı Nemanja Starović, Avrupa Parlamenteri Tonino Picula'nın Sırbistan hakkındaki son taslak raporunu yorumlarken, Avrupa Parlamentosu raporlarının ne küçümsenmesi ne de abartılması gerektiğini, zira bu raporların genellikle bazı parlamento gruplarının siyasi görüşlerini yansıttığını belirtti. Starović, Euronjuz'a yaptığı açıklamada, "Bizim için Avrupa Komisyonu'nun yıllık raporları büyük önem taşıyor, çünkü bunlar katılım sürecinde yerine getirmemiz gereken somut rehberleri ve yükümlülükleri içeriyor." diye belirtti. Bakan'ın sözlerine göre, Avrupa entegrasyonu operasyonel ekibi, Avrupa Komisyonu'nun son raporundaki tavsiyeleri ilgili bakanlıklar ve diğer devlet kurumları için açık görevlere dönüştürmek üzerinde çalışıyor. Bakan, "Operasyonel ekibin ana görevlerinden biri, Avrupa Komisyonu raporundaki kesin maddeleri devletin uygulaması gereken somut faaliyetlere dönüştürmektir. Bunlar, Avrupa yolunda yerine getirmemiz gereken bir tür görevlerdir." diye aktardı. Tonino Picula'nın taslak raporundaki Sırbistan'ın dış politikasının Avrupa Birliği politikasıyla uyumlaştırılmasına ilişkin eleştirilere değinen Starović, Sırbistan'ın tam üyelik anına kadar uyum seviyesini kademeli olarak artırma yükümlülüğü olduğunu açıkladı. Starović, "Bizim yükümlülüğümüz, AB'nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla uyum seviyesini üyeliğe girme gününe kadar kademeli olarak artırmaktır. Ancak, müzakere çerçevesinde resmi olarak öngörülenin ötesine geçen, bazı üye devletlerin yazılı olmayan beklentileri de sıklıkla bulunmaktadır." diye belirtti. Bakan, Sırbistan'ın halihazırda Avrupa Birliği'nin ortak güvenlik ve savunma politikasına, özellikle uluslararası misyonlara katılımıyla önemli katkılarda bulunduğunu kaydetti. Avrupa Birliği Ulusal Konvansiyonu eski Koordinatörü Nataşa Dragoyloviç, Avrupa Parlamentosu raporlarının Avrupa Komisyonu belgelerine göre daha keskin ve siyasi bir tona sahip olduğunu belirtti. Dragoyloviç, Euronjuz'a yaptığı açıklamada, "Avrupa Parlamentosu raporları siyasi olarak daha doğrudan ve bazen ifadelerinde daha serttir; oysa Avrupa Komisyonu raporları teknik ve bürokratiktir, ancak aslında en önemli şeyler onlarda yer alır." diye aktardı. Dragoyloviç, halkın bu belgelerdeki bazı ifadelere sıklıkla aşırı ilgi gösterdiğini, ancak Sırbistan'a yönelik temel tavsiyelerin yıllardır tekrarlandığını da belirtti. Dragoyloviç, "Yıllardır bu raporlarda neredeyse aynı ifadelerin tekrarlandığını görüyoruz: belirli bir ilerleme kaydedildiği, daha fazla çaba gerektiği veya ek reformlara ihtiyaç duyulduğu. Avrupa Birliği'nin uzmanların iyi anladığı çok özel bir bürokratik dili vardır, ancak geniş halk kitlesi için sıklıkla aynı mesajların ton farkı gibi görünür." diye vurguladı. Dragoyloviç, ifadelerin kendisinden daha önemlisinin, bu tür raporların ortaya çıktığı siyasi bağlamı anlamak ve birçok tavsiyenin yıllardır değişmediği gerçeği olduğunu kaydetti. Dragoyloviç, Sırbistan'ın dış politikasının Avrupa Birliği ile uyumlaştırılması konusuna özellikle dikkat çekerek, bu konunun uzun yıllardır tekrarlandığını vurguladı. Dragoyloviç, "Sırbistan'ın AB dış politikasıyla daha fazla uyum sağlaması gerektiği mesajını sık sık duyuyoruz, ancak bu alanda Sırbistan'dan tam olarak ne beklendiğine dair daha net bir tablo sunacak olan 31. fasıl için sözde tarama raporunun on yıl önce bile yayımlanmadığı hatırlatılmalıdır." diye belirtti. Ayrıca Dragoyloviç, Sırbistan'ın ülkenin dış politika yönelimi hakkındaki tartışmaları daha da karmaşık hale getiren, resmi bir devlet belgesi olarak kabul edilmiş kapsamlı bir dış politika stratejisine asla sahip olmadığını da aktardı.