['Sırbistan\'ın Bor kentinde yerel seçimler öncesinde iktidar koalisyonuna karşı bir araya gelen öğrenci Marko Andrejević, İtalyanca öğretmeni Ivana Ćirić ve zanaatkar Dejan Nikolić, rejimin baskılarına rağmen halkın kendilerine destek verdiğini ve Bor\'u "ilk özgür şehir" yapma mücadelesi verdiklerini belirtti. Üç isim, Nova.rs\'e yaptıkları açıklamada, iktidarın Bor\'da bir korku atmosferi yaratmaya çalıştığını ancak buna rağmen vatandaşların cesaret gösterdiğini ve rejimin uzun süreli destekçileri arasında dahi desteğini kaybettiğini vurguladı.', '"Bor, Bizim Sorumluluğumuz" adlı gayriresmi öğrenci grubunu destekleyen liste hakkında bilgi veren Marko Andrejević, diğer şehirlerdeki öğrenci protestolarına katılan Borlu arkadaşlarını, profesörlerini ve daha önce siyasetle ilgilenmemiş ancak şehrin geleceği için sorumluluk üstlenmeye karar vermiş vatandaşları bir araya getirdiklerini kaydetti. Andrejević, yıllardır yolsuzlukları ve kötü yönetimi dile getiren yerel rejim karşıtlarının da yanlarında olduğunu, amaçlarının Bor vatandaşlarının kendi kaderleri hakkında söz sahibi olmasını sağlamak olduğunu ifade etti. Seçimlerin ilan edilmesinin ardından iktidarın agresif tepki verdiğini aktaran Andrejević, liste üyelerine yönelik itibarsızlaştırma kampanyaları başlatıldığını, yapay zeka tarafından oluşturulan manipülatif içeriklerin yayıldığını, hatta destekçilerinin evlerine gidilerek kapı ve pencerelerin çalındığını, daire ve binaların dronlarla kaydedilerek sindirme girişimlerinde bulunulduğunu dile getirdi. SNS aktivistlerinin evlere gidip tehditler savurduğunu, şantaj yaptığını ve rüşvet teklif ettiğini belirterek, tüm bu baskılara rağmen halkın cesaret gösterdiğini ve rejimin desteğinin azaldığını aktardı.', 'İvana Ćirić ise baskılarla mücadele etmek için liste adaylarına ve programlarına odaklandıklarını, her sandık merkezini kontrolörlerle denetlemeyi ve olası hırsızlıkları önlemeyi hedeflediklerini açıkladı. Amaçlarının Bor\'daki her seçmene ulaşmak ve Bor\'u Sırbistan\'daki ilk özgür şehir haline getirmek olduğunu vurguladı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić\'in Bor ziyaretini "kötü kurgulanmış bir performans" olarak nitelendiren Ćirić, bu ziyaretin zorla getirilen insanlarla ve kontrollü koşullar altında gerçekleştirildiğini kaydetti. Ziyaretin ucuz siyasi puan toplama ve çocukları siyasi amaçlar için kullanma dışında bir amacının olmadığını, Borluların kendi şehirleri hakkında hiçbir söz hakkı olmadığını gösterdiğini ifade etti.', 'Seçimler öncesi Bor Belediye Başkanı ve SNS yetkilisi Aleksandar Milikić ile bazı yerel yetkililerin görevi kötüye kullanma şüphesiyle ilgili haberlere de değinen Ćirić, yerel polisin Milikić ve diğer yetkilileri Uluslararası Bor-Braničevo Rallisi\'nin organizasyonuyla ilgili yolsuzluk iddiaları nedeniyle tutuklamayı reddettiğini aktardı. Bu bilgilerin doğru olması halinde, kamu kaynaklarının yanlış kullanıldığı ve kişisel çıkarların gözetildiği, bunun da Bor vatandaşlarına doğrudan zarar verdiği bir durumun söz konusu olacağını belirtti. Polisin savcılık emrine uymadığı iddiasının "kurumların ele geçirilmiş olabileceğine" işaret ettiğini ve Sırbistan Cumhuriyeti\'nin yasal çerçevesinin Bor\'da askıya alındığı anlamına gelebileceğini ifade eden Ćirić, bu durumun kişisel sorumluluktan öte, acil açıklama gerektiren derin bir kurumsal kriz olduğunu vurguladı.', 'Dejan Nikolić, Aleksandar Milikić\'in Bor\'u yıllardır yönettiğini ve bu dönemin karar alma süreçlerinin merkezileşmesi, kurumların kapalı olması ve vatandaşlarla diyaloğun olmamasıyla geçtiğini kaydetti. Şehir yönetiminin durumunu, bakımsız yol altyapısı, kamu şirketlerinin işleyiş sorunları, azalan kamu hijyeni ve süregelen ekolojik problemlerle örneklendiren Nikolić, Bor\'un yıllardır ağır metaller, özellikle kurşun ve arsenik kirliliğiyle mücadele ettiğini ve bunun vatandaşların sağlığı için ciddi endişeler yarattığını aktardı. Halk arasında kanser vakalarının arttığının konuşulduğunu, ancak sistemli, erişilebilir ve yeterli sağlık hizmeti, önleyici programlar ve kurumların açık bilgi sağlamakta yetersiz kaldığını bildirdi. Tüm bunların güvensizliği daha da derinleştirdiğini belirtti. Bor\'da yaşamın potansiyel ile gerçeklik arasında bir çelişki içinde olduğunu dile getiren Nikolić, şehrin büyük bir bütçeye ve kaynaklara sahip olmasına rağmen yaşam kalitesinin bu imkanları yansıtmadığını kaydetti. Ziđin Mining şirketinin yönettiği madencilik sektörünün finansal istikrar ve yeni iş olanakları sağladığını ancak çevrenin korunması, faaliyetlerin şeffaflığı ve şehrin uzun vadeli kalkınma çıkarlarıyla ilgili ciddi sorunlar ortaya çıkardığını aktardı. Yerel yönetimin vatandaşlara kapalı kaldığını, şeffaf veriler sunmadığını, düzenli iletişim kurmadığını ve vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen kararlara katılma imkanı bulamadığını vurguladı. Tüm bu sorunların Bor\'da güvensizlik hissi yarattığını ve şehrin kaderinin sakinleri dışında bir yerde belirlendiği izlenimini verdiğini ifade etti. Nikolić, "29 Mart\'ta Bor\'u birlikte özgürleştirelim, bu bizim sorumluluğumuzdur" çağrısında bulundu.']