Advokat Željko Kočić, Novi Sadlı öğrenciler ve aktivistlerin savunucularından biri olan kişi, bugün İnterpol'ün Sırbistan'ın taleplerine uymayacağını bildirdi. Bu talep Novosadski Šestorka olarak bilinen ve sürgünde bulunan kişilerle ilgiliydi. Kočić sosyal medyada "Interpol, Sırbistan'ın taleplerini yerine getirmeyecek çünkü onlara atfedilen eylem 'politik suç' olarak kabul ediliyor ve Sırbistan'ın bu kişilerle ilgili kanallar veya polis kapasiteleri kullanmasına izin vermiyor" dedi.
Savunucular, bu belgeyi mahkemeden aldıklarını gazetecilere söyledi.
Dokümanda ayrıca Interpol'ün Sırbistan'daki devlet kuruluşlarından bu kişilerle ilgili talep göndermemelerini rica ettiğini belirtildi.
Kočić sosyal medyada "Interpol bir devletin polis organlarıyla işbirliği yapmayı bıraktığında, mafyanın devleti ele geçirdiği açıkça ortaya çıkıyor. Bana göre Interpol Sırbistan'daki suçlularla ilgili büyük operasyonlar planlıyor! Sorumluluk zamanı geliyor, Interpol sizi bekliyor!" diye yazdı.
Novi Sad mahkemesinde, "Öğrenciler Karşıtı Otoriter Güç" (STAV) grubundan 12 öğrenci ve "Serbest Vatandaşlar Hareketi" (PSG) aktivistleri hakkında bir dava devam ediyor.
PSG ve STAV aktivistleri, 15 Mart'ta Belgrad'da düzenlenen büyük bir öğrenci ve vatandaş protestosunun ardından tutuklandı. Onlara karşı ana suçlama, anayasal düzeni bozmaktan kaynaklanıyor. Bu süreçte hapishanede ve ev hapsinde daha fazla yedi ay geçirdi.
Bu grupta Lazar Đinić, Davor Stefanović, Mladen Cvetić, Srđan Đurić, Marija Vasić ve Lada Jovović yer alıyor.
Hapishanedeyken aktivist Davor Stefanović dövüldü, profesör Marija Vasić ise açlık grevi yaptı.
Ayrıca STAV'dan altı aktivist de anayasal düzeni bozmaktan suçlanıyor.
Bu kişiler hapishene atıldıklarında yurt dışında bulunuyorlardı ve bugün hala orada bulunuyorlar. Bunlar Mila Pajić, Branislav Đorđević, Doroteja Antić, Jovan Dražić, Anja Pitulić ve Dejan Bagarić'tir. Onlara karşı yargılama uzaktan yapılıyor.
Suç duyurusu, 15 Mart öğrenci protestosuyla ilgili bir telefon görüşmesinin kamuoyuna açıklanması nedeniyle ortaya çıktı.
Aktivistlerin savunucuları medyada bu durumda hukuki hatalara dikkat çekti.
Onlara göre, bu süreçte tek kanıt olan telefon görüşmesi yasaya uygun olarak elde edilmedi ve Emniyet Müdürlüğü tarafından sunulan suç duyurusunda, konuşmada neyin tartışıldığı veya aktivistlerin düşüncelerinin ne olduğu belirtilmiyor.
Savunucular, bunun "rezim düşmanlarına karşı klasik bir siyasi dava" olduğunu belirtti.