EUobserver gazetesi yazarı Andrew Retman, Sırbistan'ın Ratko Mladić'in cenaze törenine verdiği tepkilerle Avrupa Birliği (AB) değerlerine aykırı bir tavır sergilediğini belirtiyor. 2011 yılında Albin Kurti tarafından kullanılan "hobotnica" metaforuna atıfta bulunarak, Retman AB'nin Sırbistan'ı Rusya'dan uzaklaştırmaya çalıştığını ancak bu çabaların yetersiz kaldığını savunuyor.

Retman, AB'nin Sırbistan'a 2012 yılından beri yaklaşık 1,5 milyar euro bağışladığını, 35'ten 22 preş negotiation başlığı açıldığını ve Vučić'e birçok Avrupa zirvesinde "kırmızı halılar" sergilediğini belirtiyor. Ancak Mladić'in cenaze töreninin gösterdiği yüzü, AB değerlerine tamamen zıt olan bir milliyetçilik olduğunu savunuyor.

Retman, Mladić'in sahnesine Vučić'in oğlu, Savunma, Adalet ve Kültür Bakanları, Rus elçisi ve binlerce Sırp vatandaşının katıldığını belirtiyor. AB 2021 yılında Sırbistan ile yeni preş negotiation başlığı açmayı durdurmuş ve Mayıs 2023'te Vučić yönetiminin demokratik gerilemesi nedeniyle 1,5 milyar euro bağışını geri çekmişti.

Retman, Avrupa politikacıların sert tepkilerini de aktarıyor: Avusturya Parlamento üyesi Helmut Brandstetter, "Eğer Vučić rejiminin savaş suçlularına hayran kalmaya devam etmesi ve öğrencileri ve özgürlük mücadelecilerini sokaklarda ve gözetim yoluyla kovalaması durumunda AB'nin daha fazla müzakeresi veya finansman sağlamayacağını" belirtiyor. Avrupa diplomatiği Kaja Kalas ise "Avrupa'da savaş suçlularına hayranlık yeri yoktur." diyor.

Retman, Sırbistan'daki öğrenci protestolarının hem gençler hem de yaşlılar arasında, şehirlerde ve kırlarda, orta sınıf ve işçi sınıfı arasında destek gördüğünü belirtiyor. Bu durumun Sırbistan'ın "ileriye doğru" bir tarafı olduğunu gösterdiğini savunuyor. Ancak Mladić'in cenaze töreni, ülkenin diğer yüzünü de ortaya koyduğunu belirtiyor.

Retman, öğrenci liderlerinin telefonlarının Pegasus casus yazılımına maruz kaldığını ve protestoculara karşı polis şiddetini de hatırlatıyor. AB politikasının başarısızlığı, Balkanlar'ın ötesine yayılan sonuçlara yol açabileceğini savunuyor. Sırbistan'da bir ayrılık hareketi başlarsa, Bosna-Hersek dağılabilir ve Balkanlar'daki diğer etnik gruplar da post-savaş anlaşmalarını sorgulayabilir.

Retman, bu durumun Rusya'nın çıkarlarına hizmet edeceğini belirtiyor çünkü AB'ye baskı yapar. Sırbistan hükümetinin İsrail ve ABD ile olan yakın ilişkilerini de vurgulayan Retman, Dodik'in Washington'daki lobistlerini ve Cvijanović'in Benjamin Netanyahu ile olan bağlantılarını örnek veriyor.

Retman, Vučić'in Slobodan Milošević dönemindeki geçmişini hatırlatarak onu "karanlık bir kişiliği gizleyen VIP konuk" olarak tanımlıyor. Vučić'in yönetimini popülist ve giderek daha otoriter olarak tanımlayan Retman, Viktor Orban ve Jaroslav KaÄ?iÅ¡ki ile karşılaştırarak, Vučić'in iki dönemlik başkanlık sınırlamalarını aşmak için "bir hile" olarak 2024'te başbakanlığa aday olacağını belirtiyor.

Retman, seçimler öncesinde yapılan anketlerin Sırbistan Halk Partisi (SNS) ve Öğrenci Listesi arasında yakın bir yarış olduğunu belirtiyor. Faktor Plus'a göre SNS %47.2, Öğrenci Listesi ise %31.5 oranında oy alıyor. CRTA ve Stanford Üniversitesi Democracy Action Lab gibi diğer anketler ise Öğrenci Listesi'nin yaklaşık 10 puan farkla önde olduğunu gösteriyor.

Retman, İsrail-Sırbistan ilişkilerinin artmasıyla birlikte, seçimlerdeki olası İsrailli müdahale riskini de vurguluyor. Ayrıca, Dodik'in Washington'daki lobistlerinin başarılı olması durumunda ABD'nin Sırbistan üzerindeki etkisini de belirtiyor.

Retman'ın sonucu net bir şekilde ifade ediliyor: "Batı Balkanlar, Sırbistan'daki geriye dönük güçler olmadan daha aydınlık ve AB üyeliği için daha fazla şansa sahip olurdu." Retman, Kurti'nin metaforuna atıfta bulunarak, Balkanların tamamen Yugoslavya savaşlarından kurtulmayacağını, Putin rejiminin "pipelerini" Beograd, Banja Luka ve Kuzey Mitrovica'dan çekene kadar süreceğini savunuyor.

Retman, Vučić, Putin, Netanyahu ve Trump'ın kendi çıkarları için Batı Balkanlar'daki 40 yıllık barışı yok edebileceklerini belirtiyor. Ancak, AB'nin desteği olmasa bile, seçimlerdeki gerçek bir yenilgiyi gizleyemeyeceklerini de ekliyor: "Çünkü Orban gibi, 2026'da seçimlerde gerçek bir yenilgiyi saklayamayacak."

Retman, Sırbistan'daki seçimi, ülkenin siyasi yönünü belirlemek için bir test olarak görüyor. "Şimdi Sırpların zamanı geldi, Mladić'e olan özlem dalgasının bir anomali olduğunu göstermeleri ve gerçekten Avrupa Birliği ile daha yakın bir ilişki kurmak istediklerini gösterecekler."