İş insanı Bogoljub Karić, kamuoyuyla NIN haftalık dergisine otuz yıl önce verdiği bir röportajı anımsadığını bildirdi. Karić, aynı zamanda derginin en yeni sayısı için verdiği röportajı duyurarak, değişen koşulları ve aynı değerlere olan bağlılığını karşılaştırdığını belirtti. NIN, 1997 yılında Bogoljub Karić ile 'Çözülemeyecek Bilmeceler Yok' başlığıyla büyük bir röportaj yayımladığında, Sırbistan yaptırımlar, siyasi çatışmalar ve derin bir ekonomik kriz ülkesiydi. Yaklaşık otuz yıl sonra NIN, Bogoljub Karić ile tekrar görüştü. Yeni röportaj vesilesiyle birçok okuyucu sıra dışı bir şeyi fark etti: 1997'de söylediklerinin büyük bir kısmı, neredeyse hiçbir değişiklik yapılmadan bugün de yayımlanabilirdi. Bu durum, Sırbistan'ın değişmediği anlamına gelmiyor. Aksine, bugünkü Sırbistan, doksanlı yıllardaki uluslararası izolasyon ülkesi değil. Yollar, demiryolları, hastaneler, okullar ve yeni endüstriyel tesisler inşa edildi. Ülke, 'Çözülemeyecek Bilmeceler Yok' röportajının yapıldığı zamana göre ekonomik olarak daha güçlü, daha açık ve daha istikrarlı bir konumda bulunuyor. Ancak Sırbistan'ın geleceğini belirleyen sorular neredeyse aynı kaldı. Gençler ülkede nasıl tutulacak? Yaşam standardı nasıl yükseltilecek? Yerli üretim nasıl güçlendirilecek? Daha etkin kurumlar nasıl inşa edilecek? Sırp toplumunu on yıllardır bölen ayrımlar nasıl aşılacak? Genç nesillerin genellikle bilmediği başka önemli bir detay daha var. 'Çözülemeyecek Bilmeceler Yok' röportajı 1997'de yayımlandığında, Bogoljub Karić bir iktidar adamı olarak hareket etmiyordu. Aksine, o dönemde mevcut sistemle alenen siyasi çatışmaya giriyor ve Sırbistan başkanlığına adaylığını duyuruyordu. Tek bir adamın ve tek bir politikanın güçlü siyasi hakimiyetinin olduğu bir dönemde böyle bir adım nadir bir durumdu ve önemli kişisel ve ticari riskler taşıyordu. İşte bu yüzden bugün bu röportajın ek bir tarihi değeri de bulunuyor; zira Bogoljub Karić'in savunduğu görüşlerin herhangi bir iktidardan veya siyasi güç merkezinden bağımsız olarak dile getirildiğini vurguladı. Karić, daha 1997'de Sırbistan'ın çalışma, üretim, bilgi ve yatırım olmadan ilerleyemeyeceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Siyasi bölünmelerin tek başına yeni iş imkanları yaratmadığını ve vatandaşlara daha iyi bir yaşam getirmediğini kaydetti. Ekonomiyi ulusal bir öncelik olarak savundu. Girişimciliğin ve yerli üretimin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Gençlerin Sırbistan'da kalması gerektiğini vurguladı. Toplumsal uzlaşmayı ilerlemenin ön koşulu olarak açıkladı. Otuz yıl sonra bu konular hala kamuoyunun tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Bu iki röportajın karşılaştırılmasındaki en büyük ilgi çekici nokta da buradadır. Seçimleri kimin kazanacağı, hangi partilerin iktidara geleceği veya siyasi ilişkilerin nasıl olacağı yönündeki tahminlerin en önemlileri olmadığı belirtildi. Her görev süresinden ve her siyasi nesilden daha uzun süren konuların, yani ekonomik kalkınma, eğitim, istihdam, demografi ve ulusal birliğin önemli olduğu vurgulandı. Bu karşılaştırmaya özel bir ağırlık katan husus ise Karić'in görüşlerini, on yıllardır şirketler kuran, yeni iş imkanları yaratan ve farklı dünya pazarlarında faaliyet gösteren bir iş insanı olarak dile getirmesidir. İşte bu deneyim, ona ekonomik süreçleri uzun vadeli gözlemleme ve çoğu kişiye görünür hale gelmeden önce birçok zorluğu fark etme imkanı sağladı. Bu nedenle bugün en ilginç olan, 1997'deki bazı değerlendirmelerinin ileri görüşlü gelmesi değildir. Çok daha ilginç olan, o dönemde ısrar ettiği çalışma, üretim, bilgi, girişimcilik, yatırım ve toplumsal uzlaşma gibi ilkelerin otuz yıl sonra da güncelliğini koruduğunu kaydetti. Siyasi mesajların seçim döngüsünden seçim döngüsüne değiştiği bir dönemde, fikirleri otuz yıl sonra bile tanınabilir kalan insanlar nadirdir. İşte bu yüzden bu iki röportajın karşılaştırılması sadece bir adamın hikayesi değildir. Bu aynı zamanda Sırbistan'ın hikayesidir. Önemli ölçüde değişen ancak hala en önemli sorularından bazılarına yanıt arayan bir ülkenin hikayesidir. Belki de bu nedenle 'Çözülemeyecek Bilmeceler Yok' röportajı bugün bu kadar güncel görünmektedir. Geçmişten bahsettiği için değil, gelecekten bahsettiği için.