Sırbistan Radyo ve Televizyonu (RTS) Halkla İlişkiler ve Kurumsal İmaj Departmanı Şefi Duška Vučinić, hosteslikten televizyon dünyasına uzanan kariyer yolculuğunu ve özel yaşamından kesitleri Belgrad'da aktardı. Mutlu bir çocukluk geçirdiğini, işini ve insanları sevdiğini belirten Vučinić, çocukluğundan itibaren kurduğu hayatlardan daha iyi bir yaşam sürdüğünü kaydetti.

Vučinić, Kopitareva gradina'daki evinde geçen çocukluk yıllarının ve büyük bahçesinin kişisel gelişiminde önemli bir rol oynadığını dile getirdi. Aile evinin şu anki Ulica Milana Kašanina'da, Cvijić Müzesi yakınlarında bulunduğunu belirten Vučinić, bu bölgenin sakin atmosferi sayesinde "Bolji život" ve "Ulica lipa" gibi efsanevi filmlerin ve dizilerin çekildiği ünlü bir sinema bölgesi olduğunu ifade etti. Çocukluk arkadaşı Ivan Tasovac ile bu bölgede "sınır tanımayan oyunlar" düzenlediklerini anlatan Vučinić, ünlü yönetmen Mira Trailović ve oyuncu Bora Todorović gibi komşularının sanatsal bir ortam yarattığını vurguladı. Ebeveynlerinin kendisine beş çocuk gibi eğitim verdiğini belirten Vučinić, babasının ismi Dušan'dan esinlenerek Duška adını aldığını açıkladı. Belgrad'da doğup büyüdüğünü, ailesinin de Kosančićev venac ve Kopitareva gradina'dan geldiğini aktardı.

Eğitim hayatında "Vuk Karadžić" İlkokulu'nu "her zaman mükemmel" bir öğrenci olarak tamamladığını, sonrasında Voždovac'ta deneysel bir bölüm olan çevirmenlik, arşivcilik ve müzecilik ağırlıklı bir liseyi tercih ettiğini kaydetti. Kardiyocerrahi olmak istediğini ancak bale okulunda "zarafet eksikliği" nedeniyle başarılı olamadığını belirten Vučinić, piyano alanında yeteneğini sergilediği müzik okulunu bitirdiğini, ancak kayak ve basketbola daha büyük bir tutku beslediğini dile getirdi. Televizyona başlamadan önce birkaç ay hostes olarak çalıştığını, ancak yaptırımlar nedeniyle kariyerinin kısa sürdüğünü aktaran Vučinić, hosteslik dönemindeki talihsiz bir kaza anısını "Tanrı'ya sadece bir paraşüt atmasını, atlayıp ortadan kaybolmayı diledim" sözleriyle özetledi. Ardından Treći Kanal'da çalışmaya başladığını, burada mesleki ve kişisel olarak olgunlaştığını, kızı Nataša ve ilk eşiyle tanıştığını ifade etti.

RTS'ye 2006 yılında katıldığını, ancak 2004 yılından itibaren "Eurovision" projesinde görev aldığını vurguladı. Eurovision'daki görevi için yabancı dil bilgisi, gazetecilik, halkla ilişkiler ve yorumculuk yeteneklerinin birleşimi arandığını ve Tijanić'in tek bir kişiyi seçme kararıyla bu göreve getirildiğini belirtti. 2004 İstanbul Eurovision'unun kendisi için bir "ateşle vaftiz" olduğunu, ilk başta çok ilginç olmasa da zamanla deneyim kazandığını söyledi. Željko Joksimović ile birlikte 2004'te ikinci olan Sırbistan'ın başarısının kendisi için en özel Eurovision deneyimlerinden biri olduğunu kaydetti. 2007'de Belgrad'da Eurovision'un kazanılmasında rol almanın ise "inanılmaz ve ölçülemez" bir duygu olduğunu dile getirdi. Yoğun çalışma temposuna rağmen yaşlandıkça daha sakinleştiğini ancak enerjisinin değişmediğini ifade etti. Klostrofobik olmasına rağmen yorumcu kabinlerinde yaşadığı teknik zorluklara ve kabinlerin küçüklüğüne rağmen görevini başarıyla yürüttüğünü aktardı.

Özel hayatına dair detayları da paylaşan Vučinić, her iki eşiyle de Treći Kanal'da tanıştığını, ilk evliliğini 24 yaşında yaptığını ve üç buçuk yıl sürdüğünü, ardından oğlu Aleksa'nın babası Srđan ile ikinci evliliğini gerçekleştirdiğini açıkladı. Her iki eski eşiyle de bugün "sonsuz derecede yakın arkadaşlar" olduğunu ve bu ilişkiyi sürdürmekten gurur duyduğunu belirtti. Oxford'daki okul yıllarında sigaraya başladığını, hamilelik ve emzirme dönemlerinde ara verdiğini ancak bu alışkanlığın iş sonrası bir kadeh şarapla vazgeçilmez bir ritüel haline geldiğini dile getirdi. Kendisini hedonist olarak tanımlayan Vučinić, para harcamayı seyahatlere ve eğlenceye ayırdığını, sevdiklerine hediye almaktan büyük keyif duyduğunu ve bu şekilde harcadığı paradan asla pişmanlık duymadığını kaydetti.