Sırbistanlı eski genç tenis milli takımı oyuncusu Jovana Novaković'in, spor kariyerini geride bırakarak Belgrad'dan uzaklaşarak Kovilj köyünde bir ikon ressamı olarak sakin bir yaşam sürdüğü bildirdi. Novaković'in, şehir hayatının karmaşasından uzakta huzur, inanç ve daha sade bir yaşam arayışıyla bu değişimi gerçekleştirdiği belirtti. Jovana Novaković'in Belgrad'da büyüdüğü ve çocukluğunun büyük bir kısmının tenisle geçtiği kaydedildi. Sporun yedinci sınıftan itibaren ciddi bir bağlılık gerektirdiğini ve bu nedenle çok seyahat ettiğini, çocukluğunun erken bittiğini aktardı. Novaković, o dönemde anne babasının genç yaşta kendisi ve kız kardeşi için büyük fedakarlıklar yaptığını vurguladı. On dört yaşında İtalya'ya giderek uluslararası alanda kariyerini sürdürmeye çalıştığını, ancak yurt dışındaki yaşamın, özellikle de ailesinden bu kadar genç yaşta ayrılmanın zorlu geçtiğini açıkladı. Yoğun spor hayatı nedeniyle sanata ve yazılı kültüre olan ilgilerini geliştiremediğini belirten Novaković, daha sonra antrenör olarak çalışırken kendi içinde derin sorgulamalar yaşadığını kaydetti. Bu arayışın onu inançla tanıştırdığını aktaran Novaković, bir ayinde hissettiği derin iç huzur ve aidiyet duygusunun hayatını şekillendirdiğini açıkladı. Bu süreçte eşi Boban ile tanıştığını ve birlikte büyük şehirden uzaklaşarak Kovilj köyüne yerleşmeye karar verdiklerini bildirdi. Novaković, köy hayatının sanıldığı kadar romantik olmadığını, bahçeleri doluyken dolu vurması veya köpeklerinin yaklaşık 60 tavuğu boğması gibi olaylarla karşılaştıklarını belirtti. Bu dönemde kendiliğinden ikon ressamlığına başladığını kaydeden Novaković, 'Rab'den kiliseme, vatanıma ve onun adının yüceltilmesine faydalı olacak bir iş vermesini diledim' sözleriyle bu sürecin başlangıcını aktardı. Eğitimi tamamlar tamamlamaz siparişler almaya başladığını ve ikona resimlerinin ülke genelinden talep gördüğünü açıkladı. İşlerinin iyi gittiğini ve uzun süre bekleyen müşterileri olduğunu vurgulayan Novaković, geleceğe yönelik büyük planlar yapmadığını, aksine 'hiçbir şey planlamamayı planladığını' bildirdi. Az şeye sahip olmanın, ancak bu az şeye tüm dikkatini ve sevgisini vermenin önemini anladığını da kaydetti.