Oyuncu Anika Milićević, özverisi, yeteneği ve içsel gücü sayesinde sahne ile günlük yaşam arasında uzun soluklu bir kariyer inşa ettiğini bildirdi. Milićević, "Blic" gazetesine verdiği röportajda, günümüz ruhuna uygun çağdaş bir yorumla yeniden sahnelenen "Pokondirene tikve" adlı oyundaki Fema rolüyle seyirciyi yeniden fethettiğini belirtti. Ayrıca, "tekerlekler üzerinde" geçen yaşamını, komedinin gücüne neden inandığını ve kendisini sahnede ve hayatın akışında neyin motive ettiğini de aktardı. Milićević, Belgrad'da "Vuk Tiyatrosu"nda sahnelenecek olan "Pokondirene tikve" oyunundaki Fema karakterini Milan Karadžić yönetmenliğinde canlandırdığını kaydetti. Aleksandır Mihajlović'in Sterija'nın metnini modernleştirdiğini ancak ruhunu ve mizahını koruduğunu vurguladı. Kendi versiyonlarının diğerlerinden farklı olduğunu belirten Milićević, karakterlerin kuzeyden değil güneyden, yani Kosova lehçesiyle konuştuğunu, bu durumun oyuna otantiklik ve daha komik bir ton kattığını ifade etti. Fransızca yerine İngilizce konuşan karakterlerin "komifo" yerine "in", "vrh", "top" gibi modern ifadeler kullandığını da sözlerine ekledi. Milićević, canlandırdığı Fema karakterinin sadece komik olmadığını, aynı zamanda dramatik olduğunu ve daha iyi, lüks bir yaşam arayışındaki acısını anlamanın kendisi için önemli olduğunu açıkladı. Priştine'deki Milli Tiyatrosu'nun (şimdi Graçanica'da) "Pokondirene tikve", "Ženidba", "Sumnjivo lice" gibi başarılı oyunlara sahip olduğunu aktaran oyuncu, tiyatronun ulusal tiyatro statüsüne sahip olması nedeniyle repertuvarlarında klasikleri, deneysel ve sosyal içerikli oyunları bulundurmalarının önemli olduğunu kaydetti. Küçük bir yerleşim yeri olan Graçanica'daki tiyatronun seyirciye karşı büyük bir sorumluluk hissettiğini vurgulayan Milićević, insanların oyunlara, özellikle de komediye olan özlemlerinin çok olduğunu belirtti. Milićević, oğluyla Belgrad'da yaşamasına rağmen doğduğu yer olan Lipljan'a hem duygusal hem de mesleki olarak çok bağlı olduğunu bildirdi. Annesinin Kosova'da olması ve tiyatronun geçici olarak Graçanica'da bulunması nedeniyle sürekli Belgrad-Kosova güzergahında "tekerlekler üzerinde" bir yaşam sürdürdüğünü ifade etti. Seyircinin kendisini kült Paviç dizisi "Porodično blago"dan Lister'in kızı olarak hatırladığını belirten Milićević, gazetede gördüğü bir seçme ilanıyla diziye katıldığını ve bunun Sırp tiyatrosunun büyük isimleriyle birlikte oynama hayalinin gerçekleşmesi olduğunu aktardı. Genç ve deneyimsiz olmasına rağmen, birlikte çalıştığı büyük oyuncuların kendisine karşı koruyucu, insancıl ve sıcak davrandığını, bu durumun kamera önünde rahat ve güvende hissetmesine yardımcı olduğunu vurguladı. Film, televizyon veya tiyatro arasında en çok tiyatroyu sevdiğini açıklayan oyuncu, profesyonel yaşamının büyük bir kısmını sahnede geçirdiğini ve bir oyuncu olarak en çok tiyatroda geliştiğini kaydetti. Tiyatronun kendisine izleyiciyle doğrudan temas ve paha biçilmez bir canlı duygu verdiğini belirten Milićević, film ve televizyonda da daha fazla yer almak istediğini, çünkü her mecranın oyuncunun yeni bir yönünü ortaya çıkardığına inandığını ifade etti. Şimdiye kadarki en zorlayıcı rolünün "Top je bio vreo" adlı oyundaki Hatice karakteri olduğunu belirten Milićević, Hatice'nin kendisinin zıttı bir karakter olduğunu ve büyük bir talihsizlik ve zorlu bir hayat yaşadığını aktardı. Sadece Hatice'nin üzüntüsünü değil, aynı zamanda gücünü, onurunu ve başına gelen her şeye rağmen hayatta kalma mücadelesini de oynamanın kendisi için önemli olduğunu kaydetti. Bu tür rollerin insanı derinden değiştirdiğini ve hayat boyu taşıdığımız insanlar ve kaderler hakkında uzun süre düşündürdüğünü vurguladı. Oynamak istediği ancak henüz oynamadığı birçok rol olduğunu söyleyen Milićević, kaçırdığı roller için pişmanlık duymak yerine, gelecek rollere odaklanacağını bildirdi. Belki bir gün Petrija, Živka ministarka ve Arkadina gibi karakterleri canlandırabileceğini belirten oyuncu, bir oyuncunun sürekli büyümesi gerektiğine ve her yaşam döneminin yeni karakterler ve yeni okumalar getirdiğine inandığını ifade etti. Belirli rollerin bir yerlerde oyuncuyu beklediğine ve onlar için doğru zaman geldiğinde ortaya çıktığına inandığını da sözlerine ekledi. Hayatta ve işte en çok oğlundan ilham aldığını açıklayan Milićević, oğlunun kendisine güçlü olmayı, arkadaşlarının başarılı olmayı, seyahatlerin ise hayattaki gerçek önceliklerinin ne olduğunu anlamasını öğrettiğini bildirdi. Eskiden uzak yolculukların, egzotik destinasyonların, Asya'nın, beyaz kumlu plajların ve yüksek palmiyelerin ilgisini çektiğini belirten oyuncu, artık önceliklerinin ve kendisinin değiştiğini hissettiğini, Kuzey Avrupa'nın, daha sakin yerlerin, doğanın, sanatın ve içsel bir sessizlik ile ilham getiren seyahatlerin kendisini daha çok cezbettiğini ifade etti. Yıllar geçtikçe sadece görmek istediği yerlerin değil, seyahat etme nedenlerinin de değiştiğini düşündüğünü vurguladı. "Seksi bir oyuncu" olarak tanımlanmasının kendisine gurur verdiğini ve her kadının kendini güzel ve çekici hissetmeyi sevdiğini açıklayan Milićević, ancak kendisi için seyircinin ve meslektaşlarının canlandırdığı karakterler aracılığıyla getirdiği duygu, enerji ve gerçeği tanımasının çok daha önemli olduğunu kaydetti. Fiziksel görünümün dikkat çekebileceğini ancak bir oyuncuyu yeteneğin, çalışmanın, deneyimin ve içindeki şeyin ayakta tuttuğunu vurguladı. Bazı rollerde böyle bir algının yardımcı olabileceğini ancak insanların kendisini sadece bu açıdan görmeleri durumunda sınırlayıcı da olabileceğini belirten Milićević, bu nedenle her zaman farklı karakterler inşa etmeye ve dış izlenimin ötesinde çok daha fazlası olduğunu göstermeye önem verdiğini ifade etti.