Simoneta Vespuçi, İtalyan Rönesans'ının en ünlü kadınlarından biri ve Sandro Botticelli'nin Venüs figürüne ilham kaynağı olarak kabul ediliyordu. Yüzyıllardır genç bir soylu kadının 23 yaşında tüperezden öldüğü biliniyordu. Ancak yeni bir araştırma, ölüm nedeninin tamamen farklı olabileceğini öne sürüyor.

Bir grup araştırmacı "Endocrinology, Diabetes and Metabolism" dergisinde yayınlanan yeni bir analizde Simoneta'nın muhtemelen hipofiz bezine bağlı bir tümör hastalığı geçirdiğini belirtti. Bu tümör yıllar içinde yavaşça görünümünü değiştirdi ve sonunda ani ve ölümcül bir kanamaya yol açtı. Araştırmacılar 2019 yılında Botticelli tarafından çizilen portrelerini tarihsel kayıtlarla karşılaştırdıklarını, The Conversation'a aktardılar.

Farklı dönemlerde yapılan birçok resmin incelenmesi sonucunda yüzündeki kademeli değişiklikler gözlemlendi: çene yapısı, kaşlar ve yumuşak dokular dahil olmak üzere. Bu değişikliklerin adenoma hipofizisi semptomlarına uygun olduğunu düşünüyorlar. Adenoma hipofizisi, beyin tabanında bulunan hormon üretimini düzenleyen bezde oluşan iyi huylu bir tümördür. Tportal.hr'ye göre bu durum hormonsal dengesizliğe yol açabilir.

Araştırmacılar, tümörün muhtemelen aşırı miktarda büyüme hormonu ve prolaktin ürettiğini öne sürüyorlar. Bu tür hormonal dengesizlik yüz çizgilerini kademeli olarak değiştirebilir ve bazı durumlarda beklenmedik süt salgılanmasına neden olabilir. Araştırmacılar, bu semptomun Botticelli'nin alegorik bir resminde tasvir edilmiş olabileceğini belirtiyorlar.

Araştırmacılar, analizlerinin kanıt yerine endokrinoloji ve sanat tarihi arasındaki bağlantıyı kurmaya yönelik bir tıbbi hipotez olduğunu vurguladılar.

Yeni araştırmada, yazarlar Simonetta'nın ölüm hikayesinin hipofiz apopleksi ile en iyi örtüştüğünü buldular. Hipofiz apopleksi, hipofiz tümörünün ani kanama veya şişmesi sonucu ortaya çıkan acil bir tıbbi durumdur. Bu durum genellikle şiddetli baş ağrısı, görme bozuklukları, karışıklık ve hormonal dengesizlik nedeniyle genel sağlık durumunda hızlı bir kötüleşmeye neden olur.

Araştırmacılara göre bu durum, o zamana kadar sağlıklı görünen genç kadının çok kısa sürede öldüğü gerçeğini açıklayabilir. Tüperez, bugüne kadar ölüm nedeni olarak kabul edilen hastalık, vücudun yavaş ve kademeli olarak çökmesine neden olur.

Araştırmacılar hipotezlerini üç grup kanıta dayanarak savunuyorlar:

Birincisi, Botticelli'nin portrelerinde görülen değişimler, aylarca veya yıllarca süren bir hastalığın varlığını gösteriyor.

İkincisi, Simonetta'nın son günleri hakkında tarihsel kayıtlar. Piero Vespuçi ve Lorenzo de Medici arasındaki mektuplarda, bal sırasında yere yıkıldığını, ardından şiddetli baş ağrısı, halüsinasyonlar, kusma ve ateş yükselişi yaşadığı belirtiliyor. Araştırmacılar bu semptomların hipofiz apopleksi'nin klinik tablosuyla örtüştüğünü düşünüyorlar.

Üçüncü argüman ise ölümünden önceki iki olaydan geliyor: yoğun bir bal dansı sırasında bir çökme ve Alfonso II Aragonsko, Calabria Dükü ile olası bir şiddetli tartışma. Araştırmacılar, bu olayların tümörde kanama veya ani büyümeye yol açmış olabileceğini öne sürüyorlar.

Araştırmacılar, teorilerinin kesin kanıt olarak kabul edilmediğini belirtiyor. Simoneta Vespuçi için biyolojik örnekler, tıbbi kayıtlar veya doğrudan bir inceleme imkanı bulunmuyor. Sadece sanat eserleri, tarihsel belgeler ve yaklaşık beş yüzyıl sonra uygulanan modern tıbbi bilgiler mevcut.

Ancak, tarihsel kaynakların ve tıbbi analizlerin kombinasyonunun, tüperez nedeniyle öldüğü varsayımından daha ikna edici bir açıklama suntuğunu düşünüyorlar.