Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in yakın arkadaşı ve Jedinstvena Srbije partisi başkanı Dalibor Marković Palma, “Oluja” eyleminden bahsederek bu eylemin Avrupa'da II. Dünya Savaşı sonrası en büyük etnik temizlik olduğunu söyledi. Bu eylemi "kimse inkâr edemeyeceği bir gerçek" olarak nitelendirdi.
Palma, 31 Temmuz ve 1 Ağustos 1995 tarihlerinde Brion adasında yapılan bir toplantıda o dönemki Hırvatistan Cumhurbaşkanı ve Yüksek Komutan Franjo Tuđman'ın Sırplara karşı "gerektiği kadar darbe" vurulması talimatını verdiğini belirtti. Palma, bu talimatın mekansal olarak gerçekleştiğini ve uluslararası toplumun da etnik temizlikte rol oynadığını iddia etti.
Palma ayrıca Haağ Tribunal'ının 7. maddesini hatırlatarak bireysel komuta sorumluluğunu vurguladı. Bu maddeye göre, "ya biliyorsun ya da bilmelisin" ilkesi geçerlidir. Palma, bu kuralın Sırplar için uygulandığını ancak Hırvatlar, Kosova Arnavutları ve Boşnaklar için geçerli olmadığını savundu.
Palma, Tuđman, Gotovin, Marković, Izetbegović, Orić, Haradinaj gibi isimlerin suçlu bulunmadıklarını veya serbest bırakıldıklarını belirterek "Bu durum her şeyi anlatıyor" dedi.
Palma, “Oluja” eyleminin uluslararası hukukun en büyük yenilgisi olduğunu ve dünyada son yıllarda yaşanan savaşlar ve etnik temizliklerin bu eylemden kaynaklandığını savundu. Ayrıca, 2000 kişinin öldürüldüğünü, bunların çoğunluğunun yaşlılar, kadınlar ve çocuklar olduğunu ve yaklaşık 300 bin kişinin evlerinden edildiğini belirtti. Palma, bu olaylarda sorumluluğu üstlenmeyenlerin uluslararası hukukun en büyük yenilgisini işlemiş olduklarını ifade etti.