Sırp tarihçi ve siyasetçi Milan St. Protić, Nedeljnik dergisinin son sayısında kaleme aldığı yazısında, 2001 yılının ilkbaharında Washington'daki Cumhuriyetçi "American Enterprise" düşünce kuruluşunda dönemin genç Macaristan Başbakanı Viktor Orban onuruna verilen bir akşam yemeğinde yaşadığı ilginç bir anıyı aktardı. Protić, bu anının Orban'ın yeni Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkındaki çarpıcı ve o dönem için öngörülü sayılabilecek değerlendirmelerini içerdiğini belirtti. Protić, bu özel yemeğe üç Amerikalı ev sahibi, Macaristan Başbakanı Orban, Macaristan'ın Washington Büyükelçisi Geza Jezensky ve kendisinin katıldığını kaydetti. Tartışmanın en ilgi çekici kısmının, Rusya ve Doğu Avrupa konusunda uzmanlaşmış Amerikalı bir katılımcının, "Yarım asırlık Soğuk Savaş ve Sovyetler Birliği ile ABD arasındaki şiddetli rekabetten sonra, Ruslar ve Amerikalılar bugün içinde bulundukları kadar yakın ve dostane ilişkilerde olacaklarına kim inanabilirdi?" şeklindeki retorik sorusuyla başladığını vurguladı. Dönemin genç Macaristan hükümet başkanı Orban'ın, zayıf İngilizcesiyle anında şu cevabı verdiğini aktardı: "Siz Amerikalılar çok saflarsınız. Kurt postunu değiştirir, huyunu asla. Ruslar her zaman oldukları gibidir. Agresif emperyalistler. İşte size kanıtı. Yakın zamanda yeni Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile resmi bir toplantı yaptım." Orban'ın Putin'e, "Birleşik Bosna-Hersek'i istikrara kavuşturmadan Balkanlar'da güvenli bir durum olmayacağını ve bunun bölgemizdeki kilit mesele olduğunu hemen söylediğini" aktardı. Protić, Putin'in buna karşılık şu yanıtı verdiğini belirtti: "Sayın Orban, bilmeniz ve her zaman aklınızda tutmanız gerekir ki Rusya büyük bir güç, Macaristan ise küçük bir ülkedir. Ve büyükler küçüklerle üçüncü konuları konuşmazlar. Eğer ikili ilişkilerimize dair bir şeyiniz varsa, emrinizdeyim. Üçüncü konular, tekrar ediyorum, masada değildir." Putin'in sözlerine ek olarak Orban'a, "Sayın Orban, siz genç bir insansınız ve bilmeniz gerekir ki siz Macarlar bir zamanlar bizim değildiniz. Sonra bizim oldunuz. Sonra yine bizim değildiniz. Sonra bizim oldunuz. Şimdi değilsiniz, ama geleceğin ne getireceğini ne siz ne de ben biliyoruz" şeklinde kaydetti. Milan St. Protić, bu diyaloğun politikacıların ilkeselliği ve karakterleri hakkında son derece açıklayıcı ve öğretici olduğunu kaydetti.