Rojter analizi, Sırbistan'daki savaşın dünya rafinerisi sektörünü baskı altına soktuğunu belirtiyor. Bu nedenle, dizel ve benzin fiyatları birkaç yıl daha yüksek seviyelerde kalabilir.

Savaş nedeniyle yakın doğu ülkelerinde üretim kapasitesi önemli ölçüde azaldı. Rafineriye sektörünün bu kayıpları telafi etme olanağı sınırlıdır. Bu durum, ham petrol fiyatlarının ve rafine edilmiş ürünlerin arasındaki farkın artmasına neden oluyor.

Brent petrol fiyatı şu anda yaklaşık 90 dolar/barel civarında bulunuyor. Bu, savaş başlangıcından %25 daha fazla ancak savaş dönemindeki zirve olan 118 dolardan çok daha düşük bir seviyede. Ancak, benzin ve dizel fiyatları savaş başlangıcından çok daha fazla arttı. Avrupa dizeli %70'den fazla, Amerikan benzini ise %60'dan fazla artış gösterdi.

Savaş, Orta Doğu'daki rafinerilerden %5'ten fazla kapasiteyi çıkardı. Hormuz Boğazı'nın kapatılması da petrol ihracatını daha da kısıtladı. Son aylarda Ukrayna'nın Rus enerji altyapısına yaptığı saldırılar, Rusya'nın petrol işleme kapasitesini neredeyse %30 oranında azalttı. Bu durum Moskova'yı Temmuz ayında dizel ihracatını yasaklamaya itti.

Bu sonuçlar rafineri marjlarında kendini gösterdi. Avrupa, Asya ve ABD'de rafine edilmiş ürünler için marjlar rekor seviyelere ulaştı. Şubat ayından bu yana Avrupa'da dizel ve ham petrol arasındaki fiyat farkı üç katına çıktı ve 75 dolar/barel'in üzerine çıktı. Amerikan dizel marjları %140'dan fazla arttı ve Pazartesi günü 100 dolara ulaştı.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, dünya rafinerilerindeki işleme kapasitesi ikinci çeyrekte bir önceki yıla göre 5,1 milyon barel/gün azaldı. Rafine edilmiş ürünlerdeki talep dört milyon barel/gün düştü ancak bu da üretim eksikliğini telafi edemedi. Pazarlamada bir milyon barel/gün fazlasıyla eksiklik vardı ve üçüncü çeyrekte arz-talep dengesizliği daha da kötüleşmesi bekleniyor.

Aynı zamanda, yakıt rezervleri de hızla azalıyor. Mart ile Temmuz arasında dünya petrol rezervleri 3,5 milyon barel/gün oranında düştü. Bu, dünya tüketiminin üçünden fazlasını temsil ediyor ve yıl sonuna kadar düşmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

ABD hükümetinin resmi verilerine göre, ABD'deki dizel rezervleri son üç yılda bu dönem için en düşük seviyede bulunuyor. Benzin rezervleri ise 2012 yılından beri en düşük sezonsal seviyede.

Washington ve Tahran arasında olası bir diplomatik anlaşma veya Hormuz Boğazı'nın yeniden açılması bile yakıt fiyatlarını hızla düşürmeyecektir. Pers Körfezi ülkelerindeki 20'den fazla rafineri savaş sırasında hasar gördü ve kritik ekipmanların uzun teslimat süreleri nedeniyle onarımlar uzun sürebilir.

Bu durum, enerji fiyatlarının yüksek kalmasının enflasyon baskısı kaynağı olmaya devam etmesine yol açıyor. Yüksek enerji fiyatları zaten tüketicilere yansımış durumda ve tükenmiş rezervler ile azalan rafineri kapasitesi rafineri sektörüne baskı uyguluyor.

Enerji piyasasına gelen bu baskı, özellikle Avrupa ve Asya'da dünya ekonomisi için uzun vadeli bir sorun olabilir. Bu bölgelerde yakıt fiyatlarının yanı sıra sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) fiyatları da yükseldi.