Slovakya Başbakanı Robert Fico ile Macaristan seçimlerinin galibi Peter Mađar arasında gerçekleşen ilk telefon görüşmesi, diplomatların korkularını teyit ederek iki komşu ülke arasındaki ilişkilerin son derece çalkantılı bir döneme girdiğini bildirdi. Görüşme yapıcı olarak değerlendirilse de, ortak tarihin en hassas noktası olan Beneš Kararnameleri'nin hemen ön plana çıktığı belirtildi. Slovakya Başbakanı Robert Fico enerji güvenliği gibi pratik konularda ısrar ederken, gelecekteki Macaristan Başbakanı Peter Mađar konuyu bırakmaya niyetli olmadığını belirtti. Mađar, kararnameler meselesinin hükümetinin mutlak önceliği olacağını açıkça dile getirerek, bunları "yakıcı bir sorun" olarak nitelendirdiğini aktardı. Fico hükümetinin Beneš Kararnameleri'ne itiraz etmeye cezai yaptırımlar getirme kararı çatışmayı daha da derinleştirdiğini kaydetti. Peter Mađar bu nedenle sert bir duruş sergilediğini belirtti ve Slovakya ile yapılacak ciddi işbirliğinin Fico'nun bu cezalara yönelik tutumunu değiştirmesi koşuluna bağlı olacağını vurguladı. Öte yandan, Slovakya Başbakanı, iki lider arasında "ilkesel olarak farklı görüşler" olduğunu belirtti ancak yine de Mađar'ı Slovakya'ya resmi bir ziyaret için davet ettiğini aktardı. Tarihin yanı sıra, göç konusu da gerginliği artırdığı belirtildi. Görüşmeden önce Peter Mađar, Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ı, Fico'nun talebi üzerine 2023 kampanyası sırasında göçmen durumunu kasıtlı olarak kötüleştirmekle suçladığını belirtti. Mađar, kendi ifadelerine göre, Fico'ya yardım etmek amacıyla göçmenlerin Slovakya sınırına organize bir şekilde taşındığını açıkladı. Peter Mađar, "Sosyal dostumuzun çıkarları için göçmen taşımayacağız" şeklindeki ifadesini aktardı. Fico bu iddiaları gerçek dışı olarak reddettiğini belirtmesine rağmen, eski Başbakan Ludovít Odor, gizli servislerin organize göçlerle ilgili belirli bilgilere sahip olduğunu ancak somut kanıtların hiçbir zaman kamuoyuna açıklanmadığını teyit ettiğini aktardı. Gerilim, sembolizm ve ulusal kimlik alanına da yayıldığı kaydedildi. Çatışma, Macarların günümüz Slovakya'sının bir kısmı için kullandığı 'Felvidék' (Yukarı Ülke) terimi etrafında ortaya çıktığı belirtildi. Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini bu terimi aşağılayıcı olarak değerlendirirken, Peter Mađar bunun tarihi bir terim olduğunu belirterek, Bratislava için geleneksel Macar adı olan 'Pozsony' ile paralellik kurduğunu ifade ettiğini kaydetti. Peter Mađar, Pellegrini'ye yazdığı açık mektupta sert bir dil kullanarak, "21. yüzyılda kolektif suça dayalı yasaların yeri yoktur" şeklindeki ifadesini aktardı. Mađar, ne Macaristan'ın ne de Avrupa'nın bu savaş sonrası belgelere dayalı yeni mülk müsadere işlemlerini kabul etmemesi gerektiği konusunda uyardığını kaydetti. Beneš Kararnameleri, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Çekoslovak devletini yeniden kuran bir dizi karardır. En tartışmalı yönleri, Almanlar ve Macarlar için kolektif suçluluk ilkesinin getirilmesi olup, bu durum kitlesel vatandaşlık kaybına ve mülklerin kamulaştırılmasına yol açtığı belirtildi. Bratislava'da birçok kişi için bu kararnameler "kapanmış bir konu" olsa da, muhalif İlerici Slovakya partisi yakın zamanda, modern mülkiyet uyuşmazlıklarında uygulanmasını önleyecek bir karar tasarısı önerdiğini aktardı. Ancak uzmanlar dikkatli olunması konusunda uyardığını belirtti. Tarihçi Roman Holec, bu konunun radikal bir şekilde açılmasının "kontraproduktif ve çok tehlikeli" olacağını, zira tüm yasal sistemi çökertebileceğini ve eski Balkan-Orta Avrupa gerilimlerini yeniden alevlendirebileceğini vurguladı.