Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne "ilişkili üyelik" tekliflerini açıklamasının ardından, SPÖ Avrupa Delegasyonu Başkanı Şider, Birlik'te ikinci sınıf üyeliğin kimseye fayda sağlamayacağını vurguladı. Şider, Batı Balkanlar'daki insanların Merz'in önerisine yönelik memnuniyetsizliğini çok iyi anladığını belirtti. Şider, Arnavutluk ve Karadağ gibi Batı Balkan ülkelerinin, Avrupa Birliği üyeliği için gerekli kriterleri yerine getirmek amacıyla yıllardır büyük çaba sarf ettiğini kaydetti. Bosna-Hersek ve Sırbistan gibi diğer devletlerin ise uzun süredir Avrupa Birliği'nin bir nevi bekleme odasında olduğunu ifade eden Şider, bu aşamada hata yapılarak Ukrayna'nın onların önüne geçirilmesine izin verilmemesi ve Batı Balkanlar vatandaşlarına yanlış bir mesaj gönderilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Avrupa Birliği'ne giden maratonda Kopenhag kriterlerinin atlanamayacağını, hızlı prosedürlerin veya kestirme yolların olmaması gerektiğini de sözlerine ekledi. Avrupa Birliği üyeliğinin refah, barış ve eşitlik temelinde ortaklık vaadi temsil ettiğini belirten Şider, aday ülkelerin Avrupa Birliği'ne tam erişime ve üyeliğin getirdiği ayrıcalıklara izin verilmeyen bir tür "mesele" gibi muamele görmemesi gerektiğini dile getirdi. Savaşın başlamasından dört yıldan fazla bir süre sonra bile Ukrayna'ya yönelik dayanışma ve desteğin sorgulanamayacağını açıklayan Şider, yine de destek araçlarının dikkatle seçilmesi ve Ukraynalılar arasında yanlış umutlar yaratılmaması gerektiğini ifade etti. Avrupa Birliği'nin genişlemesinin sahip olunan en güçlü dış politika aracı olduğunu vurgulayan Şider, bu sürecin önemini yitirmemesini sağlamaları gerektiğini aktardı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in, AB liderlerine "non-paper" adlı bir belge gönderdiği ve bu belgede Batı Balkan ülkeleri, özellikle de Sırbistan dahil olmak üzere bölge ülkelerini doğrudan etkileyebilecek yeni bir AB genişleme modeli önerdiği hatırlatıldı. Bu dokümanda Merz'in, aday devletlere AB'ye resmi üyelikten önce bazı Avrupa kurumlarına ve karar alma süreçlerine katılım olanağı sağlayacak "ilişkili üyelik" formunu teklif ettiği belirtildi.