Sudan'da ordu ve paramiliter güçler arasında devam eden savaş Çarşamba günü itibarıyla dördüncü yılına girdi. Yetkililer, çatışmalarda yaklaşık 60.000 kişinin hayatını kaybettiğini, binlerce çocuğun öldüğünü veya sakat kaldığını belirtti. Ülkede açlık hüküm sürdüğünü aktaran uzmanlar, her iki tarafın da etnik temizlik, katliam ve sivillere yönelik cinsel şiddet gibi suçlamalarla karşı karşıya olduğunu kaydetti. Sudan'daki insani yardım koordinatörü Deniz Brown, Çarşamba günü dördüncü yılına giren savaşı "terk edilmiş bir kriz" olarak vurguladı. Brown, başkent Hartum'dan bir video bağlantısı aracılığıyla gazetecilere yaptığı açıklamada, "Lütfen buna unutulmuş bir kriz demeyin. Benim için bu terk edilmiş bir krizdir" bildirdi. Kuzeydoğu Afrika ülkesi Sudan, dünyanın en büyük insani yardım sorunu olarak tanımlandı. Ordu ile paramiliter Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasındaki çatışmanın sonunun görünmediğini belirten tanıklar ve insani yardım kuruluşları, geniş Darfur bölgesinin bazı kısımlarının harap olduğunu kaydetti. AP'ye göre, Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel güçlerin çatışan tarafları perde arkasından desteklediğine dair kanıtların arttığı aktarıldı. Amerika Birleşik Devletleri ve bölgesel güçlerin, şu anda İran'daki savaşla engellenen barışma girişimlerinin ateşkesle sonuçlanmadığı açıklandı. Sudan'dan Huseyin Muhammed Şerif, AP'ye yaptığı açıklamada, "Bu savaşta çok fazla insanımızı kaybettik" aktardı. Ordu, 2025 yılının başlarında Hartum'u ve orta Sudan'daki diğer kentsel alanları ele geçirerek yaklaşık dört milyon insanın evlerine dönmesine olanak sağladığını bildirdi. Ancak, geri dönenlerin hasarlı altyapı ve diğer sorunlarla mücadele ettiği kaydedildi. Los Angeles Times'ın bildirdiğine göre, yıllar süren çatışmalar Sudan'ın başkentini "mezarlar şehrine" dönüştürdü. Mezarlıkların erişilmez hale gelmesiyle binlerce kurbanın derme çatma çukurlara gömüldüğü aktarıldı. Yetkililer, 23.000 kurbanın cesedini kurtardığını açıkladı, ancak on binlercesinin hala toplu mezarlarda yattığı belirtildi. Çatışmalar o kadar kanlıydı ki birçok ceset sokaklarda bırakıldı. Sudan Üniversitesi tıp kampüsünün bakıcısı, yakındaki mezar dolu bir alana atıfta bulunarak Los Angeles Times'a, "Burada kaç ölü var? Yüzlerce mi? Binlerce mi? Kim bilir..." aktardı. Devlet Adli Tıp Kurumu Başkanı Hişam Zeynel Abidin, gazeteye yaptığı açıklamada, "Her şeyi gördüm; tutukluları, bağlanıp idam edilenleri. RSF savaşçılarının sedirleriyle birlikte örtülerek gömüldüğünü. Vücutların köpekler, kediler, kemirgenler ve kuşlar tarafından yarıya kadar yendiğini. Bu bir savaş" belirtti. Çatışma, Nisan 2019'da ordunun uzun süredir iktidarda olan otokratik başkan Ömer el-Beşir'i devirmesini sağlayan ayaklanmanın ardından, Sudan'ın demokrasiye geçiş sürecinde yaşanan iktidar mücadelesinden kaynaklandığı aktarıldı. Gerilimin, üç yıl sonra, Nisan 2023'te, iktidardaki Egemenlik Konseyi'ne liderlik eden Sudan Ordu Komutanı General Abdülfettah Burhan ile Burhan'ın yardımcısı olan RSF Komutanı General Muhammed Hamdan Dagalo arasında tırmandığı belirtildi. Sudanlı gazeteci Şamel Elnur, AP'ye yaptığı açıklamada, "Hiçbir taraf kesin bir zafer kazanamaz" belirtti. Elnur ayrıca, Sudanlıların "çaresiz hale geldiğini ve dış dayatmalara maruz kaldığını" kaydetti. Almanya'nın Çarşamba günü Berlin'de Sudan hakkında bir konferansa ev sahipliği yaptığı bildirildi. Konferansın insani yardım bağışçılarını harekete geçirmeyi ve acil ateşkesi teşvik etmeyi amaçladığı açıklandı. Ancak Hartum'daki Sudan hükümeti, Almanya'nın düzenlemeden önce Sudan ile istişarede bulunmadığını aktararak, konferansın "kabul edilemez bir müdahale" olduğunu vurguladı. Sudan'ın şu anda fiilen, ordu tarafından desteklenen ve uluslararası alanda tanınan Hartum'daki hükümet ile Darfur'daki RSF kontrolündeki rakip yönetim arasında bölündüğü aktarıldı. Mısır'ın Sudan ordusunu desteklediği, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ise RSF'ye silah sağladığı yönündeki suçlamaları reddettiği belirtildi. Uluslararası Kriz Grubu analisti Joseph Tucker, AP'ye yaptığı açıklamada, savaşın Sudan sınırlarını aşarak çatışmayı "çözülmesi daha da zor hale getirebileceğini" aktardı. Sudan'ın hem yüzölçümü hem de nüfus açısından devasa bir devlet olduğu vurgulandı. 48 milyonluk nüfusa sahip olan ülkenin, yüzölçümü bakımından Sırbistan'dan 20 kat daha büyük olduğu kaydedildi.