Çoğu kişi, bir ürün hakkında konuşulduğunda, birkaç saat sonra o ürünün reklamının telefonlarında belirmesiyle aynı şeyi düşündüğünü belirtti. Bu durum, telefonların bize reklam göstermek için gizlice dinlediği teorisini yıllardır dolaşımda tuttu. Ancak yapılan araştırmalar, gerçeğin daha farklı ve belki de daha rahatsız edici olduğunu vurguladı. Northeastern Üniversitesi araştırmacıları, telefonların mikrofonu izinsiz etkinleştirip kullanıcıları dinleyip dinlemediğini kontrol etmek amacıyla 17.000'den fazla popüler Android uygulamasını incelediklerini bildirdi. Araştırmacılar, uygulamaların gizlice konuşmaları kaydettiğine veya kullanıcı izni olmadan ses kayıtları gönderdiğine dair herhangi bir kanıt bulamadıklarını kaydetti. Cevap, cihazların zaten topladığı muazzam miktardaki veride gizlidir. Günümüzde algoritmaların; konum, arama geçmişi, alışverişler, ilgi alanları ve hatta diğer insanlarla olan temasları analiz ettiğini açıkladı. Örneğin, daha önce bir tatil destinasyonu arayan bir arkadaşınızla vakit geçirdiğinizde, sistemlerin cihazlarınızı konum üzerinden bağlayarak benzer şeylerle ilgilendiğinizi varsayabildiği belirtildi. Bu nedenle, mikrofon açık olmamasına rağmen reklamların 'ürpertici derecede isabetli' göründüğü vurgulandı. Psikologlar bu hissi 'Baader-Meinhof etkisi' olarak bilinen bir olguyla ilişkilendirerek, bir şeyden bahsedildiğinde veya dikkat çekildiğinde, kişinin onu çevresinde daha sık fark etmeye başladığını ve reklamların olduğundan daha şüpheli göründüğünü kaydetti. Mevcut verilere göre telefonlar özel konuşmaları reklam amacıyla dinlemese de, pazarlama endüstrisinin farklı sesli izleme yöntemleriyle deneyler yaptığını bildirdi. Bazı mobil oyunların, televizyon reklamlarından gelen sesleri tanımak ve ardından ilgili reklamları göstermek için mikrofon izni talep ettiği açıklandı. Amerikan Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Mayıs 2026'da yaptığı açıklamada, bir pazarlama şirketinin müşterilerine 'aktif dinleme' hizmetinin akıllı cihazlar üzerinden konuşmaları takip ettiğini iddia etmesi nedeniyle cezalandırıldığını bildirdi. Ancak soruşturmanın, sistemin ses verilerini hiç kullanmadığını, bunun yerine satın alınan veri tabanlarına dayanarak çalıştığını gösterdiği belirtildi. Aynı araştırma, başka bir sorunlu uygulamayı daha ortaya çıkardığını kaydetti: bazı uygulamaların ekran etkinliklerini gizlice kaydettiğini ve bu verileri kullanıcılara net bir uyarı vermeden üçüncü taraflarla paylaştığını belirtti. Başka bir deyişle, teknoloji şirketlerinin söylediklerinizi dinlemediği ancak telefonunuzda ne yaptığınızı çok dikkatli bir şekilde takip ettiği vurgulandı.