Sırbistan'daki Udruženje Tužilaca, Kamu Tuzağı Yasası'nda yapılması önerilen değişikliklerin, kamuoyuna danışılmadan hazırlandığını ve bu durumun yasaların geleceği açısından ciddi bir kaygı oluşturduğunu bildirdi. Udruženme, önerilerinin, yargı sistemine ilişkin ulusal yasama tradisyonundan ciddi bir sapma oluşturduğunu vurguladı.

Udruženje Tužilacı, Kamu Tuzağı Yasası değişikliği önerisine katılmadığını açıkladı. Söz konusu değişikliklerin, sağlanan standartları daha ileriye taşımak yerine mevcut reform sürecinin olumlu etkilerini geri alacağına ve yargıyla ilgili anayasa değişikliklerinin özünü zayıflatacağına dikkat çekti.

“Önerilen düzenlemeler, reform ilkelerini gölgede bırakıyor. Bu ilkeler, birçok zorluğa rağmen, savcıların bağımsızlıklarını artırma yolunda önemli bir ilerlemeyi temsil ediyordu” ifadelerine yer veren Udruženme, önerilen değişikliklerin şu sonuçları doğuracağını kaydetti:

İlk olarak, Yüksek Savcılar Konseyi'nin, özellikle savcı bağımsızlığını sağlamadaki rolü zayıflatılarak iki şekilde etkisiz hale getirileceği belirtildi. Bu şekilde, Konseyin yetkileri, kendisine bağlı olan “organ” olarak adlandırılan üst düzey savcıya devredilecektir. Ayrıca, yıllık görev atamalarına itirazların karara bağlanmasında Konsey'in yetkisi kaldırılacak ve bunu, doğrudan üst düzey başsavcı üstlenecektir. Bu değişikliklerle, karar alma merkezi, Konsey'den başsavcılar ve Yüksek Başsavcı’ya kaydırılacak.

İkinci olarak, anayasa tarafından güvence altına alınan kamu savcılığının bağımsızlık alanının daraltıldığı, Yüksek Kamu Savcısının uluslararası işbirliği yapabilmesi için Adalet Bakanlığı'nın ön izninin şart koşulacağı aktarıldı.

Üçüncü olarak, reform kapsamında terk edilen iki problemli idare etme yöntemi gündeme getirildi. İlk aşama, başsavcı görevine üç yıllık süreyle atamalar yapılarak kariyer yöneticileri oluşturmayı teşvik etmekte ve tecrübeli başsavcıların yeniden atanmasına olanak tanımaktadır. İkincisi, yıllar boyunca kariyer ilerlemesinin bel kemiği olan atama işlemlerinin, kamu savcıları için adaylık ve ilerleme süreçlerini anlamsız hale getireceği ifade edildi.

Dördüncü olarak, kamu savcılığı kolektifinin yetkilerinin kısıtlandığı belirtildi ve bu durumun, uzman görüşler ve iç diyaloğa daha da dar kapsamlar getireceğine işaret edildi.

Önerilen bazı değişikliklerin olumlu görülebileceği ancak uygulama sürecinde bazı tehlikeler barındırdığı vurgulandı. “Yüksek Savcılar Konseyi'nden meselelerin devri, önemli bir adım olarak değerlendirildi; fakat bunun kötüye kullanılması tehlikesi göz ardı edilemez” denildi.

Udruženje, önerilen değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde kamu güvenine tehdit oluşturacağını belirtti. Bu nedenle yasanın yeniden gözden geçirilerek kapsamlı bir kamu tartışması açılması çağrısında bulunuldu.