Ulcinj, Adriyatik kıyısındaki kadim şehirlerden biri olarak, doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve zengin kültürel mirasıyla Balkanlar'ın Akdeniz vahası olarak öne çıktığı belirtildi. Özellikle bu sezon için ideal bir tercih olan Ulcinj'in, ziyaretçilerine unutulmaz bir tatil deneyimi sunduğu aktarıldı. MÖ 5. yüzyılda kurulan Ulcinj'in Adriyatik'in en eski, en ilginç ve doğal güzellikleriyle en güzel şehirlerinden biri olduğu kaydedildi. Şehrin denizcileri ve tüccarlarının adını ve şöhretini tüm Akdeniz'e yaydığı, bugün ise yüz binlerce turistin Ulcinj'in çekiciliğinden faydalandığı bildirildi. Ulcinj'in herkese sunabileceği birçok şeyin olduğu vurgulandı. Büyüleyici kumlu plajlara, güzel Bojana Nehri'ne, mistik Valdanos ve Kruče koylarına sahip olduğu belirtildi. Ayrıca eşsiz Šasko Gölü'ne ve Adriyatik'in en büyük, 86.000 ağaçlık eski zeytinliğine ev sahipliği yaptığı ifade edildi. Bereketli bitki örtüsünün, antika dönemden kalma balık avlama düzenekleriyle Port Milena kanal-lagününün, ünlü Kadınlar Plajı ve kükürtlü su kaynaklarına sahip şifalı Çam Ormanı'nın Ulcinj'de bulunduğu aktarıldı. Ayrıca verimli arka arazilerde tüm tarım ürünlerinin yetiştiği kaydedildi. Ulcinj'in yüz yılı aşkın bir süre önce resmi olarak kaplıca ve iklim tedavi merkezi ilan edildiği de belirtildi. Ulcinj'in iki büyük kentsel yerleşime sahip olduğu bildirildi: Eski Şehir ve efsaneye göre yıl içinde kaç gün varsa o kadar kilisesi olan Şas (Svač). Bugün bu türden 15 yapının kalıntılarının görülebildiği aktarıldı. Halk rivayetleri ve efsanelerin, ünlü İspanyol yazar Miguel de Cervantes'in Ulcinj korsanlarının kölesi olarak bu şehirde kaldığı konusunda hemfikir olduğu vurgulandı. Ancak Ulcinj'in en büyük sermayesinin kültürlerarasılık olduğu belirtildi. Bu şehrin, bin yıllık sosyal, kültürel, etnik, dini ve dilsel farklılıklar deneyimine sahip kendine özgü bir mikrokozmos olduğu ifade edildi. Kısaca, muhteşem doğası, verimli bir şekilde iç içe geçmiş kültür katmanları, konforlu konaklama, uygun fiyatlar, otantik mutfak spesiyaliteleri ve güler yüzlü ev sahiplerinin Ulcinj Rivierası'nda unutulmaz bir tatilin garantisi olduğu kaydedildi. Ulcinj'in bu sezonda da en düşük konaklama fiyatlarına (10 avrodan başlayan), en kaliteli yemeklere, en güzel plajlara (Büyük Plaj'da şemsiye kiralamanın 10 ila 25 avro olduğu) ve Adriyatik kıyısındaki en iyi hizmete sahip olduğu açıklandı. Kiralanan plajların yarısının halka açık olması yasal bir kural olarak belirtildi, bu sayede ziyaretçilerin kendi şemsiyelerini ve havlularını ücretsiz olarak yerleştirebileceği ve bunun için kimseye tek kuruş ödemeyeceği vurgulandı. Bu nedenlerle Ulcinj'in aileler ve çiftler için ideal bir destinasyon olduğu, aynı zamanda gençler arasında giderek daha popüler bir yer haline geldiği kaydedildi. Şehrin harika plaj barları, kite ve sörf olanakları ile müzik festivallerinin düzenlenmesinin Avrupa'nın dört bir yanından çok sayıda genci çektiği belirtildi. Bu nedenle, barış, güvenlik, özgünlük, iyi eğlence ve misafirperverlik arayanlar için Ulcinj'in önümüzdeki yaz için kolay bir seçim olduğu aktarıldı. Geleneksel “Dostluk Dünya Kupaları”nın düzenlendiği, her yıl bölgeden ünlü sporcuları, gazetecileri ve kültür sanat insanlarını bir araya getiren bir şehir olduğu belirtildi. Ayrıca kült filmi ve dizisi “Bojana'nın İncisi”nin çekildiği, bakir plajlara ve koylara sahip olduğu, en güzel gün batımlarının izlenebildiği bir destinasyon olduğu vurgulandı. Ulcinj'in Adriyatik'in gerçek incisi, Balkanlar'ın yaşanmaya değer Akdeniz vahası olduğu açıklandı. Burada yiyecek, deneyim veya keyif açısından aç kalınamayacağı, üstelik en düşük maliyetle bunun sağlanabileceği kaydedildi.