Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), İran ile savaşın neden olduğu büyük enerji krizi ve enerji fiyatlarındaki artışın ardından stratejik petrol rezervlerinin tarihindeki en büyük salımını başlatma kararı aldı. Ajansın 32 üye devleti bu kararı onaylarken, rezervlerin serbest bırakılmasının her ülkenin durumuna uygun bir tempoda gerçekleştirileceği belirtildi. Bu karar, İran ile savaşın neden olduğu ve Teheran'ın dünya petrol ihracatının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik Hürmüz Boğazı'nı fiilen bloke etmesiyle tetiklenen büyük enerji krizi zamanında geldi. Bölgedeki gerilim, enerji fiyatlarında keskin bir artışa yol açtı; WTI petrolü varil başına yaklaşık 86 dolardan, Brent ise yaklaşık 90,5 dolardan işlem görüyor. Planlanan rezerv salımının, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından piyasaya sürülen 182,7 milyon varil petrolle gerçekleşen IEA'nın önceki en büyük müdahalesinden çok daha büyük olduğu kaydedildi. Uzmanlar, küresel piyasanın ikili bir şokla karşı karşıya olduğu konusunda uyarıda bulundu. İlk olarak, Basra Körfezi'ndeki kriz nedeniyle deniz yoluyla petrol taşımacılığı aksadı ve yavaşladı. İkinci olarak, bazı üreticilerin enerji üretimini azaltmasıyla arz şoku yaşandı. Bu aksaklıkların sonuçlarının tüm ülkeler için eşit olmadığı ve özellikle enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı ülkelerin daha fazla etkilendiği vurgulandı. IEA Direktörü Fatih Birol, üye ülkelerin hükümetler tarafından tutulan ek 600 milyon varil endüstriyel stokun yanı sıra 1,2 milyar varilden fazla devlet stratejik rezervine sahip olduğunu açıkladı. Birol, Suudi Arabistan, Brezilya, Hindistan, Azerbaycan ve Singapur gibi büyük üreticilerle piyasa istikrarı konusunda istişarelerde bulunulduğunu da belirterek, küresel enerji piyasasının Hindistan veya Çin gibi büyük ekonomilerin işbirliği olmadan stabilize edilemeyeceğini aktardı. Financial Times'ın haberine göre, rezervlerin serbest bırakılması girişiminin Amerika Birleşik Devletleri'nden geldiği bildirildi. Washington'ın, Rus petrolünün Hindistan'a ithalatını sağlamak amacıyla Rusya'ya uygulanan yaptırımların bir kısmını bile hafiflettiği ifade edildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Basra Körfezi'ndeki savaşın neredeyse bittiği' yönündeki açıklaması da petrol fiyatlarındaki düşüşü daha da etkiledi. Ancak uzmanlar, rezervlerin serbest bırakılmasının yalnızca geçici bir önlem olduğu konusunda uyarıda bulundu. Ülkelerin stoklarının bir kısmını kullandıktan sonra enerji güvenliğini korumak için bunları yeniden doldurması gerekeceği, bunun da talebi ve petrol fiyatlarını tekrar artırabileceği vurgulandı. OPEC'in mart ayı başlarında arzın istikrarlı olduğunu değerlendirmesi ve hatta piyasaya ek arzı azaltma kararı alması durumu daha da karmaşık hale getirdi. Ancak İran'ın Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesi ve bölgedeki gerilimin artması üzerine kartelden yeni bir tepki bekleniyor. OPEC'in bir sonraki resmi toplantısı 5 Nisan'da planlanmış olsa da, krizin tırmanması nedeniyle üyelerin daha erken yeni bir karar açıklama olasılığı bulunuyor.