Üniversite öğretim üyesi Dalibor Petrović, yeni SPIRI bilgiyi sistemi hakkında yaptığı açıklamada, sistemin şu anda "çok yavaş" çalıştığını ve bunun birçok soruna yol açabileceğini bildirdi. Öğrencilerin, üniversitelerin kayıt süreçlerinde ciddi problemler yaşayabileceğini vurguladı.

SPIRI sistemi, 5 Ocak'ta devreye alındı. Artık tüm yüksek öğrenim kurumları için tek bir hesap oluşturulurken, daha önce üniversitelerin ayrı hesapları bulunuyordu. Çeşitli kaynaklar, sistemin duyurulmasından bu yana, bu durumun üniversitelerin özerkliğini tehdit ettiğini aktarmıştır.

Petrović, ilk bilgilerin, sistemin çok yavaş işlediğini gösterdiğini dile getirdi. Genellikle 5 ile 10 Ocak arasında ödenen bütçe maaşlarının birçok üniversitede geç ödendiği, bazı üniversitelerde ise bu ödemenin hiç yapılmadığını belirtti. "Bu, alışılmadık bir durum. Üniversitelerin, kendi fonlarını yönetmeye başlamasıyla durumun ne olacağı konusunda endişeliyiz" dedi.

Profesör ayrıca, yükseköğretim kurumlarının normal şartlarda binlerce farklı ödeme nedeni olduğunu, şimdi ise tüm bu işlemlerin sıkı bir teknik sistemden geçeceğini ve ekstra onay süreçlerinin gerekeceğini belirterek, sistemin sıkışıklık durumunda nasıl çalışacağı konusunda belirsizlik olduğunu aktardı.

Yeni sistemin oluşturabileceği bazı örnek sorunları da sıraladı. "Uluslararası projeler yaptığınızda, projenin fonlarının yatırılması için ayrı bir alt hesap açmanız bekleniyor. Ancak artık, üniversitelerin yalnızca bir ana hesapları olacak ve alt hesap açamayacaklar. Ayrıca, kayıt dönemlerinde sıklıkla karşılaşılan yanlış ödemeler gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Birçok öğrenci harç ödemesi yaparken, yanlış referans numarası gibi hatalar sıklıkla görülür. Şimdi sistemin katı bir yapısı var ve bu tür ödemeler gayri namuslu olarak işaretleniyor ve hata düzeltmek için çok kısa bir süre tanınıyor. Yoğun ödeme dönemlerinde, üniversiteler bunu izleyemeyebilir, zamanında müdahale edilmezse para kayboluyor ve bütçeye gidiyor" ifadelerine yer verdi.

Petrović, bu karmaşık sistemin neden hayata geçirildiği konusunda soru işaretleri olduğunu ve önce bir test aşaması başlatılması yönündeki birçok talebe rağmen böyle bir adım atıldığını belirtti. Teknik fakültelerden gelen akademisyenler, bu model için yeterli yazılım desteği olmadığını vurgulamaktadır.

Ayrıca, Novi Sad Üniversitesi'nin genişletilmiş Senatosu, Jelena Kleut'un profesör unvanı için seçilmemesiyle ilgili itirazını reddetti. Bu durumun, Kleut'un işini kaybetme riskini artırabileceği bildirildi.

"Kleut ile ilgili açık bir tablo var; rejimin, toplumsal sorunlara dikkat çeken ve öğrencilere destek veren akademisyenlere karşı tüm baskı yöntemlerini kullanacağı öngörülüyor. Kleut gerçekten de üst düzey bir bilim insanıdır" dedi.

Son olarak, oylamanın gizli yapıldığını ve buna karşı oy verenlerin, bu durumu kişisel önyargıları ya da iktidara yaranma çabalarıyla açıklamak zorunda kalacaklarını ifade etti. Genellikle üniversitelerde oylamanın açık yapılmasının yaygın bir uygulama olduğunu kaydetti.