Sırbistanlı spor ribolovcu Nikola Stojić, 4 Eylül tarihinde, Opova ve Baranda arasındaki Tamiş Nehri'nde, Maçkovog Vira yakınında, aşırı derecede uzun bacakları ve pençeleri olan sıra dışı bir kozica yakaladı. Bu türün Macrobrachium nipponense olduğu, son zamanlarda bilimsel olarak Sırbistan sularında ilk kez kaydedilen invaziv bir Asya nehri kozicası olduğu doğrulandı.
Bu tatlı su türü, Doğu ve Güneydoğu Asya kökenli olup doğal olarak Çin, Japonya, Kore, Vietnam, Tayvan ve Myanmar'da bulunmaktadır. Yüksek uyum sağlama yeteneği sayesinde son birkaç on yılda doğal alanının çok ötesine yayıldı ve Avrupa'daki en önemli yayılma yollarından biri de Tuna Nehri havzasıdır.
Bu türün Sırbistan'daki varlığı, 2025 yılında yapılan biyolojik izleme sırasında bilimsel olarak doğrulandı. Katarina Zorić ve çalışma arkadaşları bu yıl "BioInvasions Records" dergisinde Sırbistan sularında Macrobrachium nipponense'nin ilk bulunma kayıtlarını yayınladı.
Üç örnek, Sava Nehri'nde Belgrad'ın yukarı akarsuyunda, Veliky Gradisht yakınlarındaki Tuna Nehri ve Lepenski Vir yakınlarındaki Boljetinska Nehri'nin Tuna Nehri'ne döküldüğü yerde bulunan üç farklı konumda bulundu. Konumlar yaklaşık 175 kilometrelik bir nehir akışı boyunca dağıtılmıştı, bu da türün Sırbistan'daki su yolları boyunca yayılma olasılığının göstergesiydi.
Son bulgular, Asya nehri kozicasının artık Tamiş Nehri'ne de ulaştığı gösteriyor. Henüz Tamiş Nehri'nde stabil bir nüfus olup olmadığı veya yakalanan bireyin Tuna Nehri'nden kademeli yayılmasının bir sonucu olup olmadığı bilinmiyor.
Macrobrachium nipponense'nin ortaya çıkması, Tamiş ekosisteminde büyük değişikliklerin otomatik olarak meydana geleceği anlamına gelmez; ancak bilim insanları türün başarılı invaziv tür olmasını sağlayan özelliklerini izlemeyi sürdürüyorlar. Çok uyumlu bir yapıya sahip, çeşitli ortamlarda yaşayabilir, hızla çoğalır ve çeşitli besin kaynaklarını kullanır.
Her şeyi yiyen bir yapıya sahip olduğu için bitki materyali, detritus ve çeşitli küçük su canlıları ile beslenebilir. Büyük bir sayıda ulaştığında, yerli türlerle beslenme ve yaşam alanı konusunda rekabet edebilir ve nehir dibinde yaşayan organizma topluluklarını etkileyebilir. Aynı zamanda yeni bir av kaynağı olarak balıkların besin zincirine dahil olabilir.
Ancak, Avrupa sularına yayılmasının ekolojik sonuçları henüz yeterince araştırılmamıştır, bu nedenle Tamiş'in biyoçeşitliliğini ne kadar etkileyeceği konusunda kesin bir şey söylemek için çok erkendir. Bu nedenle, türün yayılmasını izlemek ve yeni bulguları takip etmek biyologlar için önemlidir.
Asya nehri kozicası, Dunav Nehri'nden Tamiş Nehri'ne geçen ilk yabancı su kestanesi türü değildir. Çok daha tanınmış bir örnek, Kuzey Amerika kökenli bodljobradi amerikan kestanesi (Faxonius limosus, eski adıyla Orconectes limosus)'dir. Sırbistan'da ilk olarak bu yüzyıl başlarında Tuna Nehri'nde kaydedildi ve ardından Tamiş Nehri de dahil olmak üzere yeni su yollarını ele geçirmeye devam etti.
Yeni gelen Asya kozicasına kıyasla, bodljobradi amerikan kestanesi'nin olumsuz etkileri çok daha iyi bilinmektedir. Hızlı bir şekilde çoğalır, çeşitli ortamlara uyum sağlar ve yerli kestanesi türleri ile rekabet eder. Ek olarak, kestaneci hastalığının taşıyıcısı olma potansiyeli vardır; bu hastalık Kuzey Amerika'daki kestaneler için daha dirençlidir ancak Avrupa türleri için ciddi sonuçlar doğurabilir.
Tamiş Nehri'nde bir başka ilginç keşif de 2024 yılında Vukašin Gojšina ve Mihailo Vujić tarafından yapıldı. Araştırmacılar, Tamiş Nehri'nin Pančevo bölgesinde bulunan Kuzey Amerika tatlı su kabuğu Pseudosuccinea columella'nın Sırbistan'daki ilk güvenilir bulunma kayıtlarını yayınladılar. Potansiyel olarak taşınma yolları arasında akvaryumculuk ve su bitkilerinin nakli yer alıyor.
Tamiş Nehri'nde alojen balık türleri uzun zamandır mevcuttur. Bunlardan en tanınmışı, Asya kökenli babuška (Carassius gibelio) olup günümüzde yaygın olarak bulunmaktadır ve yerel balıkçıların iyi tanıdığı bir türdür.
Bu nedenle yeni türlerin ortaya çıkışı izole bir olay değil, yıllarca süren bir süreçtedir. Tuna Nehri, Avrupa'daki su kaynaklarında yayılma için en önemli koridorlardan biridir ve bu nehrin yan kolları, kıtadaki su ekosistemlerine daha fazla yayılmalarını sağlar.
Sırbistanlı spor balıkçıları tarafından yakalanan Macrobrachium nipponense örneği, Tamiş Nehri'nde sadece tek başına bir "yabancı" mı yoksa bu Asya türünün artık Sırbistan nehirlerinde yerleşmiş mi olduğu henüz bilinmiyor. Gelecekteki bulgular ve araştırmalar bunu gösterecektir.