Sürücülerin çoğu yakıtı fiyat ve menzil açısından değerlendirse de, benzin veya dizel deposundaki miktar aracın davranışları üzerinde daha somut bir etkiye sahiptir. Uzmanlar, dolu ile neredeyse boş bir yakıt deposu arasındaki farkın 40 kilogramdan fazla kütle anlamına gelebileceğini ve bunun araç tarafından belirgin bir şekilde hissedilen bir rakam olduğunu kaydetti. Tipik otomobillerde 50 ila 60 litrelik bir depo dolu olduğunda 35 ila 45 kilogram ek ağırlık getirdiği belirtildi. Bu durum kağıt üzerinde dramatik görünmese de, özellikle daha zayıf motorlara sahip araçlarda ve sık ivmelenmelerin olduğu şehir içi sürüşlerde pratikte hissedildiği vurgulandı. Araç bu durumda biraz daha hantal tepkiler verebilir, gaz tepkileri daha sakin olabilir ve genel dinamikler hafifçe azalabilir. Öte yandan, depo neredeyse boşken aracın daha hafif ve daha canlı bir sürüş hissi verebileceği, ancak farkın çok büyük olmadığı aktarıldı. Kütle dağılımının da önemli bir rol oynadığı belirtildi. Yakıt deposu neredeyse tüm araçlarda arka kısımda yer aldığı için, dolu bir deponun arka aksa ek yük getirdiği açıklandı. Bunun, yüksek hızlarda ve uzun virajlarda daha fazla denge sağlayarak aracın daha sakin ve güvenli hissetmesine yol açabileceği vurgulandı. Depo boşken ise arka kısmın daha hafifleyerek, özellikle bozuk zeminlerde veya kaygan yüzeylerde biraz daha 'canlı' bir davranış sergilemesine neden olabileceği aktarıldı. Ek kütlenin frenlemeyi de etkilediği belirtildi. Her ek kilogramın ataleti artırdığı, bu nedenle frenlerin daha yoğun çalışması gerektiği kaydedildi. Farkların küçük olduğu, ancak yüksek hızlardan ani frenlemelerde veya uzun inişlerde belirgin hale gelebileceği vurgulandı. Buna rağmen, günlük sürüşte çoğu sürücünün bunu açıkça fark etmeyeceği aktarıldı. Yakıt miktarının subjektif konfor hissini de etkilediği açıklandı. Dolu bir depoyla aracın genellikle daha dengeli ve 'sakin' hissedildiği, zira ek kütlenin küçük düzensizlikleri emmeye yardımcı olduğu kaydedildi. Boş bir depoyla ise tepkilerin daha hızlı olduğu, ancak sürüşün biraz daha sert hissedilebileceği aktarıldı. Ancak, uzun vadede yedek depo seviyesinde araç kullanılması tavsiye edilmemektedir. Yakıt pompasının yakıtın kendisiyle soğuduğu, bu nedenle düşük seviyelerde aşırı ısınma ve hızlı aşınma riskinin oluşabileceği vurgulandı. Ayrıca, deponun dibinde biriken kirlerin bu durumda sisteme daha kolay çekilebileceği belirtildi.