Yanlış çene kapanışı olarak da bilinen maloklüzyon, sorunlar belirgin veya ağrılı hale gelene kadar birçok kişi tarafından hafife alınan durumlardan biri olarak belirlendi. Hafif derecede düzensiz dişlerin arkasında, sadece gülüş estetiğini değil, aynı zamanda diş eti sağlığını, dişleri ve hatta vücudun genel işleyişini etkileyen karmaşık bir etkileşim bulunduğu aktarıldı. Uzmanlar, dünya genelinde insanların yarısından fazlasının bir tür maloklüzyona sahip olduğunu, çocuklarda ise bu oranın yüzde 93'e kadar çıkabildiğini kaydetti. Her vaka tedavi gerektirmemekle birlikte, eğer maloklüzyon ağız sağlığını veya fonksiyonunu etkiliyorsa, ortodontik tedavi için bir diş hekimine danışılması gerektiği belirtildi. Maloklüzyon, çene kapanışının yanlış hizalanması anlamına geliyor. Bir kişi maloklüzyona sahip olduğunda, ağzını kapattığında üst ve alt dişler doğru şekilde birbirine uymadığı açıklandı. Bu durumun, dişlerin sıkışık veya çarpık olmasından kaynaklanabileceği gibi, üst ve alt çenelerin olması gerektiği gibi hizalanmamasından da kaynaklanabileceği vurgulandı. Maloklüzyon vakalarının çoğu kalıtsal olduğu, ancak diş kaybı veya diş yaralanmaları gibi başka faktörlerin de maloklüzyona neden olabileceği kaydedildi. Tedavi edilmeyen maloklüzyonun zararlı olabileceği bildirildi. Çürük ve diş eti hastalıkları gibi yıllar içinde kötüleşebilecek çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtildi. Ayrıca, bir kişinin çiğneme veya konuşma şeklini de etkileyebileceği aktarıldı. Maloklüzyonun psikolojik etkileri de olabileceği, bazı insanların diş sağlıkları ve görünümleri nedeniyle kendilerini güvensiz hissettikleri için sosyal durumlardan kaçındıklarını araştırmaların gösterdiği vurgulandı. Diş hekimlerinin düzenli muayenelerde maloklüzyonu teşhis edebileceği açıklandı. Tedavi yöntemleri arasında diş telleri, diş çekimi veya bazı durumlarda cerrahi müdahaleler olabileceği belirtildi. Tedavi süresinin vakanın ciddiyetine, yaşına ve kullanılan yönteme göre değişmekle birlikte, ortalama iki yıl sürdüğü aktarıldı. Birçok maloklüzyon vakasının kalıtsal olduğu ve tamamen önlenemese de, diş kaybı gibi çevresel faktörlerin azaltılmasıyla riskin düşürülebileceği kaydedildi. Dişlerle ilgili herhangi bir endişeniz varsa, özellikle de ısırma veya çiğneme güçlüğü çekiyorsanız, bir diş hekimine başvurmanız gerektiği vurgulandı. Ortodontik bir cihaz kullanıyorsanız ve hasar görürse, tedavinin aksamaması için mümkün olan en kısa sürede düzeltilmesi gerektiği bildirildi.