Yara kabuğu, kesik veya yara üzerinde iyileşme sürecinde oluşan kuru, pürüzlü, koruyucu bir tabaka olarak tanımlandı. Cilt yaralandığında kan hücreleri olan trombositlerin toplanarak kanamayı durdurmak üzere gevşek bir pıhtı oluşturmasıyla oluşmaya başladığı belirtildi. Pıhtı kuruduğunda kabuğa dönüştüğü kaydedildi. Kabuklar iyileşirken genellikle kaşınmaya başladığı aktarıldı. Kabukları kaşımaktan kesinlikle kaçınılması gerektiği, zira bunun cilde daha fazla zarar vererek iyileşme sürecinin yeniden başlamasına neden olabileceği vurguladı. Kaşıntıyı hafifletmek için nemlendirici kremler veya serinletici merhemler kullanılabileceği belirtildi. Enfeksiyonu önlemek ve yara izlerini en aza indirmek amacıyla kabukların korunmasının zorunlu olduğu açıklandı. Cilt yaralandıktan sonra kabuk oluşumunun iyileşmeyi desteklediği kaydedildi. Kuru kan pıhtılarının yarayı kapladığı ve enfeksiyonu önlemeye yardımcı olabileceği ifade edildi. Bir kabuğun genellikle yaklaşık bir hafta içinde iyileştiği, ancak sürenin yaranın büyüklüğüne ve derinliğine bağlı olarak değişebileceği bildirildi. Küçük kabukların birkaç günde iyileşebileceği, daha büyüklerinin ise birkaç hafta hatta aylar sürebileceği vurgulandı. Kabuğun altında yeni hücrelerin oluşarak cildi ve kan damarlarını yenilediği aktarıldı. Sonunda kabuğun düşerek yeni cildi ortaya çıkardığı kaydedildi. Eğer dört hafta sonra yarada önemli bir iyileşme görülmezse veya sekiz hafta içinde tamamen iyileşmezse, yaranın kronik (uzun süreli) olarak kabul edilebileceği açıklandı. Yaranın yavaş iyileşmesinin veya hiç iyileşmemesinin nedenlerinden birinin enfeksiyon olduğu belirtildi. Eğer belirtilen işaretler hissedilirse mutlaka doktora başvurulması gerektiği vurguladı.