Sırbistan'da, Rus opozisyonunu casusluk skandalının ardından, Sırbistan ve Rusya hükümetleri arasındaki işbirliğinin devam ettiğine dair yeni bilgiler gün yüzüne çıktı. Sırbistan'da, Sırp istihbarat servisinin Rusya'nın güvenlik hizmetleriyle beraber, ses silahını köpekler üzerinde test ettiği iddiaları ortaya atıldı. Bu olay, geçen yıl Mart ayında gerçekleşti ve iki servis arasındaki işbirliğinin ilk örneği değil.

Politiko'nun yayımladığı habere göre, Sırp istihbaratçılar, Rus güvenlik hizmeti ile iş birliği içinde köpekler üzerinde ses topları test etti. Belirtilen belgeler, Başkan Aleksandar Vučić yönetiminin, 15 Mart'taki bir protesto sırasında, katılımcıların tanık olduğu etkisizleştirici ses dalgasıyla bağlantılı deneyler yaptığını teyit ediyor.

Belirtilen protesto, Novi Sad’daki bir anma etkinliğinde sona ermişti. Hukuk ve etikle çelişen bu testlerin, göstericilerin üzerinde hangi silahların kullanıldığını örtbas etmek amacıyla, iddia edildiği gibi, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından sahte raporlar üretildiği öne sürülüyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı Vučić, "Protesto sırasında ses cihazlarının kullanılmadığı" yönündeki FSB raporunu okuduğunu belirtti.

Bu durumu gündeme getiren Radomir Lazović, Belgrad'daki deneylerin yasal izin olmaksızın yapıldığında ısrarcı oldu. Sırbistan'da, hayvanlar üzerinde deneylerin yapılabilmesi için Tarım, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan gerekli izinlerin alınması gerektiği hatırlatıldı. Lazović, FSB'nin yasalara aykırı bir şekilde faaliyette bulunduğu ve bu durumun, Rus güvenlik güçlerinin Sırbistan'daki güvenlik yasalarının üzerinde bir konumda olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Öte yandan, bu iş birliğinin arkasında, Sırbistan Başbakan Yardımcısı Aleksandar Vulin'in önemli bir rol oynadığı ifade ediliyor. Vulin, 2023 yılında ABD tarafından yaptırım listesine alınmıştı ve sözü edilen deneylerle ilgili olarak ciddi suçlamalarla karşı karşıya.

Sırbistan’daki güvenlik kurumları, Rusya'nın etkisi altında faaliyet yürütmekle suçlanıyor. Bu bağlamda, Sırbistan'daki kamu güvenliği üzerindeki bu tür etkinliklerin, uluslararası düzeyde de tartışmalara yol açtığı belirtiliyor. Bu gelişmeler, Avrupa Parlamentosu'nda Sırbistan’a yönelik eleştirilerin artmasına neden oldu.

Sonuç olarak, Sırbistan'da yaşanan bu olaylar, İçişleri Bakanlığı ve güvenlik hizmetleri arasında derinlemesine bir inceleme başlatılmasına yol açabilir. Sadece yerel kamuoyunu değil, aynı zamanda uluslararası toplumu da ilgilendiren bu durum, Sırbistan yönetiminin geleceği açısından kritik bir meseleyi gündeme getiriyor.