ABD'nin New York kentinde, "Kavaka klanı" ile bağlantılı olduğu iddia edilen Karadağlı boksör Goran Gogic'in cezaevi hücresinde tanık ailelerine ait gizli fotoğraflar ve hassas bilgilerin ele geçirildiği bildirildi. Savcılar, jüri manipülasyonu iddialarının ardından Gogic'in hücresinde yapılan aramalarda bu belgelerin bulunduğunu belirterek, tanıklar üzerinde yasa dışı etki şüphesiyle bazı avukatların davadan çıkarılmasını talep etti.

"New York Daily News" portalının aktardığı bilgilere göre, Karadağlı boksör Gogic'in uyuşturucu davası, jüriyi manipüle etme suçlamalarının ardından ertelendi. Federal savcılar, Gogic'in hücresinde bir tanık ailesinin fotoğrafını sakladığını kaydetti. Bu keşif, duruşmanın açılış konuşmalarından bir hafta sonu önce, bir jüri üyesine 100.000 dolar ödeme planı iddialarının ortaya çıkmasının ardından gerçekleşti ve Gogic'in avukatlarının davadan çıkarılmasına yol açabileceği vurgulandı. Amerikalı savcı Fransisko Navaro, Brooklyn Federal Mahkemesi'ndeki bir duruşmada, MDC Brooklyn gözaltı merkezindeki aramalarda cep telefonları ve davanın hassas belgelerinin bulunduğunu açıkladı. Bu belgelerin, mahkeme kararıyla yalnızca savunma ekibi tarafından kullanılmasına izin verilmesine rağmen, İngilizce'den Gogic'in ana diline çevrilmiş olarak ele geçirildiği belirtildi. Navaro, geçen yıl 17 Aralık'ta ABD Bölge Yargıcı Joan Azrack'a hitaben yaptığı konuşmada, "Hücresinde bulunan fotoğraf 'hassas' olarak işaretlenmişti. Bu son derece endişe verici, zira bir tanık ailesinin fotoğrafını hücresinde bulundurmanın hiçbir nedeni yoktur; elbette, bu fotoğrafı yaymak için kullanabileceğiniz cep telefonlarına erişiminiz yoksa" ifadelerini kullandı. Aynı portalın haberine göre, bir tanığın kızı, Doğu Avrupalı bir adamın babasının nerede olduğunu sorduğu olağandışı bir ziyaretle karşılaşırken, başka bir olayda koruma altındaki bir tanığın kimliği Hollanda medyasında yayımlandı.

Gogic'in avukatı Angela Lipsman ise, korunan belgeleri bilerek Gogic'in yanında bırakmadığını, ancak savunma ekibinin ziyaretler sırasında getirdiği çok miktardaki korumasız materyal arasında bazı sayfaların yanlışlıkla karışmış olabileceğini açıkladı. Lipsman, "Hiçbirimiz Bay Gogic'e korunan materyal bırakma niyetinde olmasak da, belgelerin her zaman denetimimiz altında olmadığını kabul ediyoruz. Örneğin, tuvalete veya otomatlara giderken kapsamlı belgeleri yanımızda taşıyamadık ve çok sayıda kağıt nedeniyle ziyaretten sonra bir şeyin eksik olup olmadığını tespit etmek zordu" ifadelerini kaydetti. Gogic'in diğer savunma avukatı Joseph Corcoro Jr., federal savcıların kendisini davadan çıkarma girişimine itiraz etti. Jüriyi etkileme ve tanıkları korkutma iddialarını asılsız olarak değerlendiren Corcoro Jr., federal yetkililerin 1990'lardan bu yana kendisini itibarsızlaştırmaya çalıştığını vurguladı. Corcoro Jr.'ın, Gambino mafya ailesinin merhum danışmanı Joseph "Jo Jo" Corcoro'nun oğlu olduğu belirtildi. Federal savcılar, Corcoro Jr.'ı cezai bir soruşturmanın "öznesi" olarak nitelendirmiş ve hukuk bürosunun Gogic'in davasından çıkarılmasını talep etmişti. Corcoro Jr.'ın meslektaşı, "Ne FBI'ın Bay Corcoro'ya karşı daha önceki haraç kesme soruşturması ne de iddia edilen mevcut adaleti engelleme soruşturması, Bay Gogic'in enerjik ve kararlı savunmamızı hiçbir şekilde tehlikeye atmayacaktır" açıklamasında bulundu.

Mahkeme kayıtlarına göre, Gogic, New York'taki federal mahkemede kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddederek masum olduğunu beyan etti. Federal ajanlar, Gogic'i 30 Ekim 2022'de Miami'den Zürih'e uçuşa binerken tutuklamıştı. Savcılık, Gogic'in uyuşturucu taşımak için kullanılan ticari gemi mürettebatı üyeleriyle, kokain temin eden Kolombiya'daki uyuşturucu tüccarlarıyla, Güney Amerika'da uyuşturucuyu konteyner gemilerine ulaştıran sürat teknesi operatörleriyle ve Avrupa limanlarında kokaini bekleyen kişilerle koordinasyon içinde olduğunu iddia etti. ABD makamları, Gogic'in düşük rütbeli bir kaçakçı olmadığını, Sırbistan ve Karadağ'dan gelen Balkan suç örgütleriyle, özellikle de "Kavač Klanı" ile bağlantılı "üst düzey bir uyuşturucu kaçakçısı" olduğunu aktardı. Suçlamalar, 2019 yılında üç ticari kargo gemisinden ele geçirilen 19.930 kilogram, yani yaklaşık 22 ton kokainden kaynaklanıyor. Bu miktarın 17.956 kilogramı, Philadelphia'daki Packer Avenue deniz terminalinde demirli olan "MSC Gaiana" gemisinden ele geçirilmişti.