Birçok kişi arka plandaki televizyonun sessiz gürültüsü olmadan uyumakta zorluk çekiyor. Tanıdık sesler, ekran ışığı ve "yalnız değiliz" hissi sakinleştirici gibi algılansa da, uzmanlar açık televizyonla uyumanın beynin gerçek bir dinlenme sağlamasına engel olduğunu vurguladı. Gece boyunca beyin, bilincinde olunmasa da çevresel sesleri işlemeye devam ediyor ve bu durum uyku kalitesini ciddi şekilde bozuyor. Televizyon açık kaldığında, diyaloglar, müzikler ve reklamlar şeklinde sürekli ses değişimleri beynimize iletilir. Bu durumun beynin yarı uyanık bir durumda kalmasına yol açtığı ve derin uyku yerine daha yüzeysel fazlara geçilmesine neden olduğu kaydedildi. Gece boyunca meydana gelen mikrouyanışlar, beynin kısa anlar için 'sarsılması' anlamına gelir ve kişi bunların farkında olmaz. Televizyonun ışık flaşları ve ani ses değişimleri bu mikrouyanışları daha da tetiklediği bildirildi. Ayrıca, televizyonların telefonlardaki gibi mavi ışık spektrumu yaydığı ve bu ışığın uyku düzenleyici melatonin hormonunun üretimini olumsuz etkilediği açıklandı. Melatoninin bozulması, vücudun henüz dinlenme zamanı olmadığını düşünmesine yol açar ve bu durumun sonucunda sabahları yorgun uyanma, "iyi uyuyamadım" hissi ve günün ilk yarısında enerji düşüşü gibi sorunlar ortaya çıktığı belirtildi. Uzun vadede ise kötü uyku kalitesinin yüksek stres seviyeleriyle ilişkilendirildiği vurguladı. Uzmanlar, uyku kalitesini artırmak için aniden alışkanlıkları değiştirmek yerine küçük adımlarla başlanabileceğini aktardı. Televizyona uyku zamanlayıcısı kurmak, sesi minimuma indirmek, ani değişimler içermeyen beyaz gürültü veya rahatlatıcı müzik dinlemek ve ekranı uykudan en az 20 dakika önce kapatmak gibi önerilerde bulunulduğu kaydedildi.