Almanya, İran ile yaşanan savaşın neden olduğu enerji fiyatlarındaki ani yükselişi hafifletmek amacıyla stratejik petrol rezervlerinin bir kısmını serbest bırakma kararı aldı. Berlin yönetimi, bu kararı G7 ülkeleri arasında son günlerde yapılan ve stratejik rezervlerin paylaşılması olasılığının değerlendirildiği istişareler neticesinde açıkladı. Çatışmanın bir haftadan biraz daha uzun bir süre önce başlamasından bu yana, dünya piyasalarındaki petrol fiyatları keskin bir şekilde yükselerek yakıt fiyatlarını şimdiden etkilemeye başladığı kaydedildi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), enerji piyasasındaki durumu görüşmek üzere olağanüstü bir toplantı düzenledi ve stratejik rezervlerin serbest bırakılmasını koordine ettiğini bildirdi. Toplantı sonrası IEA, üye ülkelere stoklarının bir kısmını piyasaya sürmeyi değerlendirmeleri yönünde çağrıda bulunduğu aktarıldı. Almanya Ekonomi Bakanı Katarina Rajhe, Alman medyasına aktardığı bilgiye göre, Berlin'in küresel petrol piyasasındaki baskıyı hafifletmek amacıyla bu tavsiyeye uymayı planladığını belirtti. Mevcut bilgilere göre, diğer üye devletlerle koordinasyon içinde piyasaya sürülebilecek potansiyel yaklaşık 400 milyon varil ham petrol miktarından bahsedildiği kaydedildi. Stratejik petrol rezervlerinin, ani arz kesintileri veya enerji fiyatlarındaki ani yükselişler gibi durumlar için kullanıldığı vurgulandı. Hükümetler, bu stokların bir kısmını serbest bırakarak piyasadaki arzı artırmayı ve böylece petrol ve yakıt fiyatlarındaki daha fazla yükselişi engellemeyi amaçladıklarını bildirdi. Orta Doğu'daki savaşın, bölgenin küresel petrol üretimi için kritik öneme sahip olması nedeniyle olası enerji arzı aksaklıklarına dair endişeleri daha da artırdığı belirtildi. Almanya'nın bu adımda yalnız olmayacağı aktarıldı. Reuters'a göre, Japonya ve Avusturya'nın da Uluslararası Enerji Ajansı'nın tavsiyesine uyarak rezervlerinin bir kısmını serbest bırakmayı değerlendireceklerini şimdiden kaydettiği bildirildi. Bu tür koordineli eylemlerin, küresel piyasaların jeopolitik krizler veya büyük arz aksaklıkları nedeniyle baskı altında olduğu geçmiş dönemlerde de kullanıldığı belirtildi. Bu adımın piyasaları istikrara kavuşturup petrol fiyatlarındaki artışı durdurup durduramayacağının, öncelikle çatışmanın daha fazla gelişmesine ve küresel düzeydeki tedarik zincirlerinin durumuna bağlı olacağı vurgulandı.