Almanya ve İsviçre'deki üniversitelerden bilim insanları, insanların yaşam döngüsünde en mutlu ve en mutsuz oldukları dönemleri ortaya koyan çığır açıcı bir araştırma yürüttü. Yeni bulgular, pek çok kişinin inandığının aksine, mutluluğun yaşla birlikte doğrusal bir seyir izlemediğini ve en düşük seviyenin ergenlik, en yüksek seviyenin ise yetişkinlikte yaşandığını bildirdi.

Çok sayıda Alman ve İsviçre üniversitesinin ortaklaşa gerçekleştirdiği bu çalışma, insanlığın bin yıldır yanıtını aradığı bir soruya ışık tuttu. Bilim insanları, bu sonuca ulaşmak için farklı yaş ve sosyal statüden yaklaşık yarım milyon kişiyi dahil ederek, yaşam boyunca sübjektif refah algısındaki değişimleri inceledi. Araştırma, sübjektif refahın üç temel bileşenindeki değişimler üzerinden 'değerlendirildiğini' kaydetti. Anket sonuçlarına göre, yaşamından en az memnun olunan dönemin ergenlik, yani 9 ila 16 yaş arası olduğu belirlendi. Bu durumun, söz konusu dönemde yaşanan bedensel ve sosyal değişimlerden kaynaklanabileceği aktarıldı.

Genel olarak, mutluluğun zamanla arttığı, çünkü yaş ilerledikçe olumlu duygusal durumların ve algılanan memnuniyet hissinin yükseldiği vurgulandı. Aşk ve yakın ilişkilerin başlangıcı, aile kurma, ekonomik istikrar, kariyer beklentileri ve genel olarak bütüncül bir birey olarak kendini gerçekleştirme gibi faktörlerin mutluluğa ulaşmada ve onu sürdürmede kilit rol oynadığı belirtildi. Ancak yaşamın son evresinde, ortalama 70 yaşından sonra, fiziksel aktivitenin azalması, sağlığın kötüleşmesi ve akran ölümleri nedeniyle sosyal ilişkilerin zayıflamasıyla mutluluk seviyesinin düştüğü tespit edildi. Yetişkinlik dönemi ekonomik, ailevi ve sosyal sorunlar barındırsa da, insanların genel olarak en memnun ve mutlu olduğu evre olduğu kaydedildi.